Перейти к содержимому

Kaşif

Members
  • Публикации

    314
  • Зарегистрирован

  • Посещение

  • Days Won

    15

Все публикации пользователя Kaşif

  1. Türkçe şeirlər

    İşim gücüm budur benim, Gökyüzünü boyarım her sabah, hepiniz uykudayken. Uyanır bakarsınız ki mavi. Deniz yırtılır kimi zaman, Bilmezsiniz kim diker; ben dikerim. Dalga geçerim kimi zaman da, o da benim vazifem; Bir baş düşünürüm başımda, Bir mide düşünürüm midemde, Bir ayak düşünürüm ayağımda, Ne halt edeceğimi bilemem. Orhan Veli.
  2. Türkçe şeirlər

    Türkçe şeirlər Yazılmamış Mektuplar Ben hep seni sevdim öbür yanım, adını öğrenmeden Sarışın mı, esmer mi, uzun-kısa bilmeden Görmez mi, duymaz mısın, yoksa yürümez misin Benden kaç yaş büyüksün kundakta bebek Belki de doğmadın sen Düşünen beynin, seven kalbin yetti bana Seni çağırdı sesim Soydum giysilerini İNSAN çıktın ya içinden Gerisini boş ver dedim, gerisi resim, ötesi ten Seni sevmem için de görmem gerekmiyordu zaten Seni yazdım tüm kitaplara, düşünce hızımla doldurdum Yetmedi sayfalar Kim okudu ki bir satırını, hem okusa da ne anlar Burada olmasa da ölümsüzlükte, sonsuza dek birlikte Seninle olmak için Yüce Rabbime sözüm var Her yeni buluşumda eskiyeni Her eskide bir yeni Arkamdan getiremeyeceklerimde kendimi Tüketmeyeceğim “Benimle gelecekler”Beni sana iletiyor Orada bulabileceğim ümidi ve tesellisi Burada bulamamanın acısını hafifletiyor Sahi, sen var mısın, nerede diye sormuyorum artık Biliyorum, sen varsın, burada ya da orada Mutlaka bir yerde Her sevgide bir parça buldum senden Her sevgiden bir parça Herkesi toplayıp bir adam yapamadım ya Kardelen Yüreğim paramparça Bu yüzdendi hep seninle konuştuğum, seninle yaşadığım Yoksa kendim miydim sende aradığım Hayır, hayır sen beni de aştın Bende olmayan bir sürü özellik var sende, istemem, kalsın Ben, bu halimle bir dost bulamadım Ya sendekiler de eklenirse? Maazallah Mutsuz da olsam yaşamayı öğrendim Sanal Dünyalarında Ne tuhaf şu insanlar, ne tuhaf şu sıradanlar Kendilerini üzecek, sıkacak ne varsa hepsi kurallarında Yüce adaleti yargılıyor, eşitlik yok diyorlar Eşitlik olunca da en çok kendileri rahatsız oluyorlar Ve “Aranan şartlar tarifesi” diyorlar aşka Kim benim üstümde kural koyabilir ki Yaradan’dan başka İnsanlar her yaptığının karşılığını bekliyor Adına vefasızlık, nankörlük diyorlar Sonra da aksini iddia ediyorlar Sen bana kural koymuyor, güveniyor ve özgür bırakıyorsun Sitem etmeyi bile basit, sıradan buluyorsun Ben, seni sıradan davranışlardan arındırıldığın için sevdim Sana yazdığım mektuplar A Tipik bir vakıa Bir çözmeye kalksalar gör dünyanın halini, ütopya Yaşamaya değer ne kalır ki. İnsanlar eşit olur, yok olur savaşlar da Kendileri için dilediklerini başkaları için de dileyecekler Birbirlerine iftira atmadan sadece gerçekleri söyleyecekler İşte beni hayatta güldürebilecek iki neden Bu gerçekten mümkün mü, elle tutulup gözle görülenlerden Seni göz yaşlarımda sakladım, boğmadan yüzdürdüm Yazılmamış şiirlerimde, anlatılmamış efsanelerimde gezdirdim Varlığına inanarak, adını bile öğrenmeden sevdim seni, ya sen Sen beni bulmuş değilsin henüz Hem bulsan kaç parçaya böleceksin ki Hangi yanımı, hangi yanına koyacaksın Hangi dalımdan kaç yaprak koparacaksın Bana gerçek masalların ağlayacak Şu Kardelen Yüreğim de Senden daha güçlü olduğunu öğrenmekten korkacak Sevmek; uzaktan güzeldir öbür yanım Sevmek... Uzaktan güzel Aramızda ne varsa özel Böyle kalsın, mektuplarda Daha doğrusu, yazılmamış mektuplarda Sen ve Ben Yaşanmamış zamanlarda Sen ve Ben Sadece Rüyalarda Finalist
  3. Türkçe şeirlər

    Sulara Dalan Gözler Gözlerim daldı gitti bir rüya denizine, Sularda uzun uzun baktım ayın izine Dedim: Yirmi yaşımın ay ışığı değil bu, Hani başım düşerdi bir sevgili dizine. Sular gene o sular, kıyı gene o kıyı, Gene çamlar dinliyor uzaktan bir şarkıyı, Ah artık görmüyorum eridi mi ne oldu? İri yeşil gözlerde gördüğüm pırıltıyı! Halit Fahri Ozansoy
  4. Türkçe şeirlər

    Yine Gece... Yine Gece... Yine Uykusuzluğumda Nöbetliyorum... Ve Yine Sigara Dumanına Senin Hayalin Karışıyor, Yine Nefes Diye Seni İçime Çekiyorum... Nasıl Bir Özlemektir Bu? Kendimi Bir Bıçak Üstünde, Ayaklarım Kan İçinde Kalmış Yürümeye Devam Eder Bir Halde Buldum... Kaçtıkça Nefesin Daha da İçine Giriyor Ayaklarım O Bıçakların... Daha Derine Yürüyorum... Herşeyi Bir Kenara Bırakmış Kendimle Savaşıyorum... Canım Yandıkça Kendimden Kendime Dönüyorum... Yalnız... Hep Olduğu Gibi! Umutlarım Yeşerdiler Yeşerdiler, Yosun Tuttular Artık Atıldıkları Kuytu Köşelerde... Sevdim, Delicesine... Ve Ben Aşkı Seninle Tattım İlk Defa Ölürcesine... Özlemler Düştüyse Payımıza Yaşarız Diyordum... Şimdi Sancılarımdan Özlemenin Tadını Anımsayamıyorum... Üşüyorum... Artık Üşüyorum Uyuyamadığım Geceler Boyu Düşüncenle Ürperip, Sonbaharda Sararan Bir Yaprak Misali Düşüyorum... Sana Düşüp Rüzgar Beklemeksizin Sana Geliyorum Düşlerimde... Oysa Hepsi Düşlerimde Kalıyor... Yine İçimde Sol Tarafından Göğüs Kafesimin Kan Sızdırıyorum... Sıcak Bir Nefes Duyuyorum Kilometrelerce Ötemden... Ve O Nefesi Aslında Ben Alıyorum... Ve Her Solukta Aslında Sana Geliyorum... Bilmiyorsun! Anlamıyorsun! Çözemezsin de! Bulamazsın da Beni Arama Hiçbir Yerde... Ben Sende Kaybolmuşken Yokluğun Benimle... Oysa Ben Sendeyim... Sen İse Her Hücremde...! Düşlerimi Serbest Bırakmıyorum Artık Bir Bırakırsam Boğulacaksın Diye Korkuyorum... Korkularım da Hep Sana Dair... Uykulara Terkediyorum Kendimi Bir Nebze Olsun Yokluğunu Unutayım Diye...!!!
  5. Türkçe şeirlər

    BÜYÜK OLSUN Ben büyük şarkıları severim; büyük olsun, Deniz gibi, gökyüzü gibi her şey ve mahzun. Seviyorsam seni aşk ölümsüzdür gönlümce, Âşıksam kadınım değil tanrıçasın, ece. Denizler yolculuğa çağırır durur da beni Gitmem düşünerek geri döneceğim günü. Ben büyük rüzgârları severim; büyük olsun Aşkım da, özlemim de hepsi, her şey ve mahzun. İnsan bir yanınca Kerem misali yanmalı, Uykudan bile mahşer gününde uyanmalı. Ahmet Muhip
  6. Посмотрел вчера...

    Mezarına tüküreceğim
  7. Türkçe şeirlər

    Susuyorum Umuyorum Ağlıyorum Susuyorum .... Her yeni susuşta sana bir adım daha geliyorum Her susuşta birisi sıkıyor boğazımı Her susuşta bir kere daha ölüyorum Umuyorum... Bütün düşlerimi bir bulutun peşine taktım Uçurtmasına sevinen çacuk masumluğunda Umutlarımın ardından bakıyorum Ağlıyorum.... Kimseler görmedi belki Hani bilirsin herkes güçlü sanar ya beni Yastığıma sor sadece o duydu bildi inleyişlerimi Gidiyorum.... Sustuğum o günden beri Bulutlara bağladığım umutlarımı Ağlayarak seyretmeye gidiyorum Dil bunları söylerken yürek ağlıyor Bulutlarımı susturmaya gidiyorum Bu bir ayrılık ol(a)mayacak biliyorum Çünkü içimde sana rağmen senide götürüyorum Finalist
  8. Türkçe şeirlər

    YAĞMUR Uyu! Gözlerinde renksiz bir perde, Bir parça uzaklaş kederlerinden. Bir ruh gülümsüyor gibi derinden, Mehtabın ördüğü saatler nerde? Varsın bahçelerde rüzgar gezinsin, Yağmur ince ince toprağa sinsin, Bir başka alemden gelmiş gibisin, Dalmış gözlerinle pencerelerde. AHMET HAMDİ TANPINAR
  9. Посмотрел вчера...

    Kelebek etkisi
  10. Вырезки из разных книг..

    "Varlığımızın tanımını yapmak zordur. Sayısız ilişkiler arasında yine sayısız kombinasyonlar kurulur. İnsanların karakterleri o kadar karmaşıktır ki, en gelişmiş, en hassas bilgisayar, en normal insanlar arasında bile ortak bir davranış eğrisi çizemez." Dişi Kurdun Rüyaları
  11. Anlamak istemiyorsun sanırım,biraz daha işlerinde dikkatli ol her defasında bir şeyler kırıyorsun.
  12. Türkçe şeirlər

    Sussam Yalnızlık,Konuşsam Ayrılık Yıkılmış ve geç kalınmış viraneleriz. Şimdi ne senin gözlerinde haranın suya hasret yangınları var Ne de benim gözlerimde şiir… Yaz dedin, oysa kışlar yaşıyorum her mevsim Açmak üzereyken papatyalar yeni karlar yağıyor üzerine Üşüyorum… Evet hala üşüyor ellerim.. Hüzün kapımızı çalalı beri bin günü aştı Bin ömür, bin soluk, bin yıkılış yaşadım Ömrünün arka sayfalarında altı çizilmiş satırlarımı okumaya başladım Sığınışlarını, susuşlarını ve haykırışlarını işittim maviadadan Korunaklı bir liman olamadım sana Ve arkama bakmadan giderken Haykırışlarını duymamak için kapattım yüreğimin kulaklarını Şimdi, bin ömür geçmiş ömrümden Ben bir rüyadan uyanmak istercesine çırpınıyorum Hani zaman ilacı olurdu her şeyin? Hani zamana bırakmalıydık? Atalar yine yanıldı… Bir günün sonunda binlerce tükenişle ölürken ben Zaman zehrini içerken yudum yudum Artık bitsin istiyorum ataların ilaç dedikleri yoksuzluğun.. Bitsin… Bitmezlerin bilincinde diyorum diye Yıkılmış ve geç kalınmış viraneleriz. Şimdi ne senin gözlerinde haranın suya hasret yangınları var Ne de benim gözlerimde şiir… Şimdi kendini yok edişlerini dinliyorum Susuyorum… Susuşlarımın öznesi sen oluyorsun hep Şehrine gidiyorum… Yokluğun açıyor kapıları Yıkılan şehirlerarası bir otobüs terminalinde ayak izlerimiz duruyor Hala haklısın Kokun sinmiş soğuk duvarlarına şehrin Herkesin gözünde seni arıyorum Yoksun… Yokluğunu salıp gitmişsin Gidişle bırakıldığın bu kentte… Susuşlarına bile yandığım soğuk dağlarımın eşkıyası Bağışlama dilemiyorum, gel demiyorum, sev demiyorum Haykırışların yankılanıp boşlukta kaybolmadı bilesin Sığındığın maviadada yaktığın ateşi görüp Yanaştırabilirsem gemilerimi Tutacağım ellerinden… Şimdi yanıyorum, kanıyorum ve yıkılışların altında tekrar eziliyor bedenim geç kalınmış bir soluk mu bir günün sonunda yoksa çaresizliklerimin son çırpınışları mı bilmiyorum kayıp adresten yazıyorum son kez sussam yalnızlık, konuşsam ayrılık dönsem yıkılış, dönmesem yokoluş... şimdi ben susuyorum, yalnızlığa talip sende sus bana sus ki, bir daha ölmeyeyim… Kahraman Tazeoğlu
  13. Türkçe şeirlər

    MIRILDANMALAR I içimden dedim beraber yürüyelim olur mu varsın gemilerimizi taşıyamasın sular varsın yarı yolda uyuya kalsın bize gönderilen bahar içimden dedim beraber yürüyelim olur mu varsın gölgemiz olsun hüzün dilediği gibi uzatsın canevimize ayaklarını varsın annemiz olsun tütün hayat daha sert vursun yumruklarını II içimden dedim ilmeği kaçmış bir hayat bizimkisi nedir alnımızdan öpmek için izimizi süren kalmış mıdır kalesi düşmüş bir şehrin cazibesi nedir yalnız bize yakışan bu serüven bu serüven ki bizden biri yaptı sırtımızdaki hançeri ve terketti bizi huzur denen sevgili kalakaldık, şaşkınlığın avuçlarında billur bir kuş gibi III içimden dedim gömülü bir ırmağın yalnızlığıdır bu beraber yürüyelim olur mu… İbrahim Tenekeci
×