Перейти к содержимому

jurnalist

Members
  • Публикации

    43
  • Зарегистрирован

  • Посещение

Все публикации пользователя jurnalist

  1. Esas gerek i4erin musluman olsun! Allah iman versin! Allah temiz islam nesib etsin! Allah merhemetle qelbini doldursun!
  2. jurnalist

    Haqq Nedir?

    Cavabını alıb lal oldunmu? Gördünmü ŞİELER seni kimi münafiqi ne güne qoydular? Seni kimi İslam düşmenleri ele bu forumda zelil ve xar oldular. İnşaallah Qiyametde de "mükafatını" alarsan. Bes niye aşağıdakı böhtanını sübut eleye bilmedin? Ey ana-bacısını qumara qoyan münafiq! Quranı inkar eden kafir! Aç kor gözüvü oxu Quran ayesini: Quranın "Nisa" suresinin 24-cü ayesi: Ayedeki kökü "muta" sözü olan "tamta'tum" kelmesini gördünmü? İndi ise senin "muta" sözünü Quranda yazanlar baresinde yazdığın fikri teqdim edirem: İndi cavab ver görüm kim cehennem oduna layiqdir? İndi hamıı gördü ki, İslamı parçalamaq üçün ortaya atılan seni kimilerin heqiqi üzü nedir! Hünerin varsa, arab dilindeki ayeni inkar ele. Ya da sehv etdiyini etiraf ele! Allah Quranı inkar edenlere, İslamı parçalayanlara lenet elesin!!! "Bunlar (bu delilleri tesdiq eden müselmanlar) Qur’ana inanırlar. (Ya Resulum!) Qur’anı inkar eden zümrenin (bütün müşriklerin ve kafirlerin) ve’d olunduğu yer Cehennemdir. " ("Hud" suresi, 17-ci aye) Bacıvı qumara qoyub, söhbetden qaçma, ayeye münasibetini bildir. De görüm Quranda MUTA sözü var ya, yox? Hasan. 975286[/snapback] Allah ECRINI versin!
  3. MUT'A: Yararlanılan şey; umre ile haccı birleştirme; boşanan kadına verilen elbise ve baş цrtьsь gibi eşya; bir kadınla geзici olarak evlenme. Зoğulu "muteun" dur. Aynı kцkten metв'; yararlanma, yiyecek giyecek gibi yararlı olan her şey demektir. Зoğulu "emtia"dır. "Temettu" ve "istimtв" ise; bir şeyden uzunca sьre yararlanmak, onu lezzetli bulmak, zevk almak anlamlarına gelir. Yararlanılacak şey anlamında, metв' ve mut'a eş anlamlı kelimelerdir. Mut'anın bir fıkıh terimi olarak iki anlamı vardır. Boşanan kadına iddet sьresince yararlanması iзin verilen şey ve geзici evlilik. 1. Mehir miktarı belirlenmeksizin yapılan nikвh akdinden sonra, henьz cinsel birleşme olmadan boşanma veya fesih yoluyla evlilik sona ererse kadına mut'a denilen elbise ve baş цrtьsь gibi bazı şeyler verilir. Bunlar mehir yerine geзen bir зeşit "teselli hediyesi" dir. Kur'вn-ı Kerim'de şцyle buyurulur: "Kadınlara yaklaşmadan ve onlara mehir takdir etmeden boşarsanız,"sizin iзin bir sorumluluk yoktur. Bu durumda zengin kendi imkвnına gцre, yoksul da kendi imkвnına gцre, usыlьne uygun bir Şekilde onlara, yararlanacakları bir şeyler verin. Bu, iyilikte bulunanların ьzerine bir borз"tur" (el-Bakara, 2/236); "Boşanan kadınların цrfe gцre bir takım eşyalar alma hakkı vardır" (el-Bakara, 2/241); "Ey iman edenler! Mь'min kadınları nikвhlar, sonra da cinsel birleşmeden цnce onları boşarsanız, artık sizin, onların ьzerinde iddet sayma hakkınız yoktur. Onlara hemen mut'alarını (yararlanacakları bazı şeyleri) verin ve onları gьzellikle serbest bırakın" (el-Ahzвb, 33/49). Bu вyetlerde yer alan "metea" veya "emtea" fiilleri; birisini bir şeyden yararlandırmak, boşanan kadınlara mut'a vermek anlamlarına gelir (Rağıb el-Isfehвnо, el-Mьfredвt, s. 461). Mut'a evliliği anlamında kullanılır. Bu anlamda mut'a; evlenme engeli bulunmayan bir kadınla, belli bir sьre iзinde ve belli bir mal karşılığında, "senin cinsо yцnlerinden şu kadar sьre ve şu kadar bedel ile yararlanayım" diyerek icap ve kabulde bulunmaktır. İslвm'ın ilk devirlerinde zaruret gereği izin verilmiş olan bu evlilik şekli, sonradan neshedilerek ebedо olarak yasaklanmış ve belli bir sьreyi kapsayan nikвh akitleri batıl kılınmıştır. Зьnkь bu зeşit bir nikвh akdiyle, evlilikten beklenen amaзlar elde edilemez (Muhammed Ali es-Sвbыnо, Tefsоru Вyвti'l-Ahkвm, I, 457). Mut'a nikвhı anlamında bir de "geзici (muvakkat) nikвh vardır. Bu da bвtıl bir nikвhtır. Aralarındaki ayrılık hemen hemen lвfız farkından цteye gitmez. Meselв; geзici nikвhta, sьreyle birlikte, evlilik ifade eden nikвh ve tezvic sцzleri; mut'ada ise; temettu, veya istimta', yani "kadının cinsel yцnlerinden yararlanma" anlamı ifade eden sцzler kullanılır. Diğer yandan mut'a nikвhında, şahit ve sьre sınırlaması şart değildir. Geзici nikвhta ise bunlar şarttır (İbn Вbidin, Reddь'l-Muhtвr, İstanbul 1984, III, 51, vd). Kur'an-ı Kerim'de mut'a nikвhının esaslarını belirleyen aзık bir вyet yoktur. Konu ile bağlantı kurulabilen şu вyettir: "Evli kadınlarla evlenmeniz de haram kılındı. Sahibi bulunduğunuz cariyeler mьstesna. Bunlar Allah'ın ьzerinize farz kıldığı hьkьmlerdir. Bunların dışında iffetli olarak zina etmeksizin mallarınızla evlenmek istemeniz size helвl kılındı. Onlarla cinsel temasta bulunduğunuzda, ьcretlerini (mehir-mut'a) verin. Mehir takdir edildikten sonra birbirinizi razı etmenizde bir sakınca yoktur. Şьphesiz ki Allah, herşeyi зok iyi bilendir, hьkьm ve hikmet sahibidir" (en-Nisв, 4/24). Ayetteki "ьcret", mehir* olarak değerlendirilmiştir. Bununla, mehirden sцzeden diğer вyetler arasında benzerlik vardır. "Birbirinizle kaynaşıp başbaşa kalmışken ve onlar (karınız) sizden kuvvetli bir ahid almışken, verdiğinizi (mehri) nasıl geri alabilirsiniz?" (en-Nisв, 4/21), "Kadınların mehirlerini gцnьl hoşluğu ile verin. Eğer kendi istekleriyle mehrin bir bцlьmьnь size bağışlarsa onu вfiyetle yeyin" (en-Nisв, 4/4). "Kadınlara verdiklerinizden (mehir) herhangi bir şeyi geri almanız size helвl değildir" (el-Bakara, 2/229). Yukarıdaki ilk вyetin genel anlamının mut'a nikвhını da kapsadığı цne sьrьlmьştьr. Bu зeşit nikвhın İslвm'ın ilk yıllarında meşrы kılındığında şьphe yoktur. Ancak daha sonra neshedilmiştir. İmam Şвfiо ve вlimlerden bir grup, mut'anın цnce mьbah kılındığını, sonra neshedildiğini, sonra yine mьbah kılınıp, neshedildiğini, yani bunun iki defa tekrar edildiğini sцylemiştir. Diğer bazı bilginler, ikiden fazla, bazıları ise bir defa mьbah kılınıp arkasından neshedildiğini ve bundan sonra da artık mьbah kılınmadığını belirtmişlerdir (İbn Kesоr, Tefsоru'l-Kur'вni'l-Azоm, İstanbul 1985, II, 225). Ayetteki "istemta'tьm (yararlandınız)" kelimesine, "dehaltьm (cinsel temasta bulundunuz)" anlamı verilmiştir. Şiоler ise bu kelimeye, mut'a nikвhı anlamı vermiştir. İbn Abbas ve Sahabeden bir grup, mut'anın zarыret sebebiyle mьbah kılındığını sцylemiştir. Diğer yandan İbn Abbas, Ьbey b. Ka'b, Saоd b. Cьbeyr ve es-Sьddо mut'a вyetini, "Belli bir vakte kadar" ilвvesiyle şu şekilde okudukları nakledilir: "Onlarla belli bir vakte kadar, cinsel temasta bulunduğunuz da, sьre dolunca mehirlerini verin" (en-Nisв, 4/24). İslвm hukukзuları mut'a evliliğinin haram olduğu konusunda gцrьş birliği iзindedir. Şiоlerden başka, cumhurun gцrьşьne karşı зıkan olmamıştır. Şiоlerin bu konudaki sцzleri Kitap, Sьnnet ve icmвa ters dьştьğь iзin reddedilmiştir. Şцyle ki, 1) Şоa; "Onlarla cinsel temasta bulunduğunuzda, mehirlerini bir hak olarak verin" вyetini mut'aya delil getirir. Halbuki bu вyet, meşru nikвhla evlenip, cinsel temastan sonra, kadının mehre hak kazandığından sцz etmekte, bir цnceki cьmlede, "Bunların dışında iffetli olarak zina etmeksizin mallarınızla evlenmek istemeniz" ifadeleri yer alır. Burada zina, sifah ile ifade buyurulmuştur. Sifah veya mьsвfeha; sırf suyunu boşaltmak; yani aile yuvası kurarak зocuk sahibi olmak amacı bulunmaksızın sırf cinsel temas ve şehveti gidermek iзin evlenmek anlamını iзerir. Bu durum yasaklanınca, geзici veya mut'a nikвhı, başka bir deyimle "metres edinmek" de bu yasak kapsamına girer. 2) Şianın dayandığı başka bir вyet de şцyledir: "Mehrin belirlenmesinden sonra karşılıklı anlaşmak suretiyle birbirinizi razr etmenizde bir sakınca yoktur" (en-Nisв, 4/24). Onlara gцre, bu вyetten maksat, mut'a akdinde belirlenen sьre bittikten sonra, erkeğin ьcreti, kadının da sьreyi arttırarak akdi uzatmalarıdır. Halbuki, bu вyet, mehrin belirlenmesinden sonra, karşılıklı anlaşmak sыretiyle, belirlenenden az veya daha зok vermekte bir sakınca bulunmadığını bildirmektedir (el-Alыsо, Rыhu'l-Meвnо, Kahire t.y., V, 5; Fahruddin er-Rвzо, et-Tefsоru'l-Kebоr, y. ve t.y., X, 45, 46; Elmalılı, Hak Dini Kur'an Dili, İstanbul 1936, II, 1327-1329). Daha цnce de belirttiğimiz gibi İslвm'ın ilk dцnemlerinde mut'a caizdi. Tirmizо'nin naklettiği şu hadis bunu aзıkзa ifade eder; ancak daha sonra bu cevaz hьkmьnьn neshedildiğini de belirtir. İbn Abbas'tan (r.a) nakledildiğine gцre şцyle demiştir: "Mut'a, İslвm'ın ilk dцneminde vardı. Bir kimse tanımadığı bir beldeye geldiği zaman, orada kalacağı sьre iзinde, eşyasını koruyacak ve kendisine hizmet edecek bir kadınla evlenirdi. Bunun ьzerine, şu вyet indi: "Ve onlar ırzlarını korurlar. Ancak eşleri ve sahip oldukları cвriyeler bunun dışındadır. Bunlarla olan cinsel ilişkilerinden dolayı kınanmazlar" (el-Mь'minыn, 23/5, 6). İbn Abbas bu вyet inince şцyle demiştir: "Bu iki evlilik dışında bьtьn yollar haram kılınmıştır" (Tirmizо, Nikвh, 29. H. No: 1122, III, 430). Bu вyetle, evliliğin meşrы yolu iki olarak belirlenmiş, bunun dışındaki yollar k.tılmıştır. Mut'a nikвhı bu iki şeklin dışında kalan bir yoldur (el-Cassвs, Ahkвmь'l-Kur'вn, Kahire, t.y., III, 99). Mut'a bir nikвh olarak kabul edilemez. Dilde ve bir fıkıh terimi olarak nikвh ile mut'a birbirinin yerine kullanılamaz. Bu iki terim arasındaki farkları şu şekilde belirlemek mьmkьndьr: 1) Nikвh akdinin bir takım цzellikleri vardır ki, onlar olmayınca nikвh olmaz. Meselв; sьrenin geзmesi bu akdi etkilemez. Mut'a da ise, belirlenen sьre sona erince, boşama tasarrufuna gerek olmaksızın mut'a kendiliğinden ortadan kalkar. 2) Nikвh akdinde, cinsel birleşme olduktan sonra eşler boşanırlarsa kadının iddet beklemesi gerekir. Kocanın цlьmь hвlinde ise cinsel birleşme olsun veya olmasın iddet gerekli olur (bk. el-Bakara, 2/228, 234). Mut'a da ise, erkeğin цlьmь iddeti gerektirmez. Belki kadının hamile olup olmadığını belirlemek iзin bir hayız sьresince bekletilir (bk. İbn Kesоr, a.g.e., II, 226; "İstibrв" madd). 3) Sahih nikвh akdi miras hakkı doğurur (bk. en-Nisв, 4/12). Mut'ada ise miras cereyan etmez. 4) Nikвh akdi meydana geldikten sonra, цlьm, boşama veya dinden зıkma gibi bir sebep bulunmadıkзa sona ermez. Mut'a nikвhı ise, sьrenin dolmasıyla, kendiliğinden ortadan kalkar. Nikвhla mut'a arasındaki bu farklar, mut'anın nikвh niteliğinde olmadığını gцsterir. Mut'anın; nikвh veya cвriye edinme (mьlk-i yemin) цzelliğinin bulunmadığı sabit olunca da hakkında şu вyetin uygulanması gerekir: "Kim nikвh eşi veya sahip olduğu cвriyesinin цtesine geзmek isterse, işte onlar haddi aşan mьtecavizlerdir" (el-Mь'minыn, 23/7; ayrıntı iзin bk. el-Cassвs, a.g.e., III, 98 vd). Mut'anın yasaklandığını bildiren sьnnet delili: Mut'anın tam olarak hangi tarihte yasaklandığı belirli değildir. Buhari'deki rivayette onun Hayber gьnь yasaklandığı (Buharо, Nikвh, 7/16); Mьslim'deki rivayette Mekke'nin fethinde nehyedildiği (Mьslim, Nikвh, 22); Mьslim'in başka bir rivвyetinde Huneyn savaşının bir kolu olan Evtas savaşı sırasında yasaklandığı (Mьslim, Nikвh, 3, H.18); İbn Mвce ve Ebы Dвvud'un Sьnenlerindeki hadislerde ise Vedв haccı sırasında nehyedildiği (İbn Mвce, Nikвh, 44; Ebы Dвvud, Nikвh, 14, H.No: 2072) bildirilmektedir. Hz. Ali'den (r.a). şцyle dediği rivayet edilmiştir: "Nebо (s.a.s), Hayber gьnьnde mut'a nikвhını ve evcil eşeklerin etini yasaklamıştır" (Buhвrо, Nikвh, 31; Mьslim, Nikвh, 29-32; İbn Mвce, Nikвh, 44). Semre b. Ma'bed el-Cьhenо'den зeşitli yollarla nakledilen bir hadоs, mut'anın sonsuza kadar yasaklandığını belirtmektedir. Rasыlullah (s.a.s) ile birlikte Mekke fethine katılan Seleme, orada Allah elзisinin izin vermesi ьzerine bir cвriye ile mut'a yapmış, rivвyete gцre bir veya ьз gьn cвriye ile beraber olduktan sonra, sabahleyin Rasыlullah'ın (s.a.s) Hacer-i Esved ile Kвbe kapısı arasında durarak şцyle buyurduğunu nakletmiştir: "Ey insanlar, ben size kadınlarla mut'a yapmanız konusunda izin vermiştim. Şьphesiz Allah, onu kıyamet gьnьne kadar haram kılmıştır. Kimin yanında (mut'a nikahı ile tuttuğu) kadın varsa, onu serbest bıraksın. Onlara verdiklerinizden hiзbir şey geri almayınız" (Mьslim, Nikвh, 19, 22, 24; İbn Mвce, Nikвh, 44; Dвrimо, Nikвh, 16; Ahmed b. Hanbel, Mьsned, III, 406). Bazı rivayetlerde bu yasaklamanın Vedв haccı sırasında yapıldığı belirtilir (bk. İbn Mвce, Nikвh, 44, H. No: 1962). Mut'anın ne zaman yasaklandığını bildiren hadisler arasındaki bu зelişkiler, hadisзiler tarafından giderilerek, mut'anın birkaз kez yasaklanıp serbest bırakıldığı belirlenmiştir. İmam Nevevо'ye gцre, mut'a hakkındaki nehy ve serbest bırakma iki kez vuku bulmuştur. O şцyle der: "Hayber'den цnce helaldi. Hayber'de yasaklandı. Mekke fethinde mьbah kılındı. Evtas vak'ası da Mekke'nin fethini mьteakip olmuştur. Bundan ьз gьn sonra da mut'a ebediyyen haram kılınmıştır" (en-Nevevо, Şerhu Sahihi'l-Mьslim, IX, 193, Alыsо, a.g.e., V, 5, 6). Mut'a konusunda sahabe uygulaması: Hz. Цmer'in halifeliği sırasında, mut'anın hьkmь ьzerinde bazı tereddьtler olunca, Hz. Цmer, mut'anın haram olduğunu ilвn etmiş ve hiз bir sahabо O'na karşı зıkmamıştır. O, halife seзildiği gьn yaptığı konuşmada şцyle demiştir: "Rasыlullah (s.a.s) bize ьз defa mut'a yapmaya izin verdi, sonra bunu haram kıldı. Allah'a yemin olsun ki, evli bir kimsenin mut'a yaptığını bilsem, Rasыlullah'ın, mut'ayı, haram kıldıktan sonra, yeniden helвl kıldığına dair bana dцrt şahit getirmezse onu taşla recmederim" (İbn Mвce, Nikвh, 44, H.No: 1963). Hz. Ali'ye gцre Mut'a Hz. Peygamber tarafından Hayber gьnь yasaklanmıştır (bk. Buhвrо, Nikвh, 29-32). İbn Abbas'ın mut'a ya ilişkin gцrьşь: Mut'anın neshedilmediğini цne sьrenler bu gцrьşlerini İbn Abbas'a dayandırmak istedikleri gцrьlьr. Şоa mut'a ile ilgisi kurulan en-Nisa sыresi 24. ayette İbn Mes'ud ve Ubey b. Ka'b'ın okuyuşlarında "ilв ecelim mьsemmв (belli bir sьreye kadar evlenme)" ilвvesi şвz bir kıraattır. İbn Abbas'ın da bu kıraatı benimsediği nakledilir. Bu yьzden İbn Abbas'ın; "Onlarla belli bir sьreye evlendiğinizde, sьre dolunca mehirlerini verin" (en-Nisa, 4/24) вyetini "belli bir sьreye kadar" ilвvesiyle birlikte te'vil ederek, mut'ayı helal gцrdьğь ileri sьrьlьr. Kimileri de ibn Abbas'ın, mut'ayı yalnız seferde zarыret halinde mьbah gцrdьğьnь sцylerler (el-Cassвs, a.g.e., III, 95; Alыsо, a.g.e., V, 5, 6). Saоd b. Cьbeyr İbn Abbas'a; "Senin fetvan aldı yьrьdь ve onun hakkında şairler şiir sцyledi" diyerek bir beyit okuduğu zaman o buna hayret ederek şцyle demiştir: Sьbhвnellah, ben bцyle bir fetvв vermedim. Mut'a; "murdar цlmьş hayvan eti, kan ve domuz eti gibi bir şeydir. Bu yьzden ancak zarыret hвlinde helвl olur" (Alыsо, a.g.e., V, 6; el-Cassвs, a.g.e., III, 95). Atв', İbn Abbas (r.a)'ın şцyle dediğini nakletmiştir: "Allah, Hz. Цmer'e rahmet etsin. Mut'a, Allah'ın Muhammed Ьmmetine bir rahmetinden başka bir şey değildir. Hz. Цmer bunu yasaklamasaydı, зok az kimse dışında zinaya dьşen olmazdı" (el-Cassвs, a.g.e., III, 96). Abdullah b. Vehb'in naklettiği bir haberde de, bir adam İbn Abbas'a gelerek şцyle der: "Cвriyemle ve arkadaşlarımla bir seferde iken cariyemi arkadaşlarıma helal kıldım ve ondan faydalandılar (yestemtiыne)" der. İbn Abbas bunun ьzerine; "Bu .зık bir zinadır (sifвh)" diye cevap verir" (el-Cassвs, a.g.e., III, 96, 97). İbn Abbas'tan nakledilen bu gцrьşlerin sonucunu şu şekilde değerlendirmek mьmkьndьr. 1) İbn Abbas, bazı rivayetlerde yolculuk ve zaruret kaydını koymaksızın mut'ayı helвl gцstermektedir. 2) Цlь eti ve domuz etini zarыretten dolayı yemede olduğu gibi, mut'ayı da zarыret hвlinde olduğunu sцylemektedir. 3) Mut'a nikвhının neshedildiği kanaatindedir. Bunları şu şekilde cevaplayabiliriz: İbn Abbas'ın, en-Nisa Sыresi 24 ncь вyeti te'vil ederek mut'a nikвhını helal kabul etmesi kendisi iзin delil olamaz. Зьnkь вyette, yukarıda da aзıklandığı gibi mut'anın mьbahlığına dair bir delalet yoktur. Aksine ayet mut'anın haramlığını kapsamaktadır. Onun mut'ayı цlь ve domuz etine benzetmesi ve zaruret hвlinde onlar gibi meşrы sayması isabetli bir kıyas değildir. Зьnkь haramları helвl kılan zarыret mut'ada sцz konusu olmaz. Zarыretten dolayı цlь veya domuz etinin helal olması nefsin telef olmasından korkulduğu iзindir. Halbuki cinsel temastan uzak kalmakla, nefsin veya bir uzvun telef olmasından korkulmaz. Diğer yandan, Allah elзisi evlenme imkвnı bulamayan bekвrlara oruз tutmalarını tavsiye buyurmuştur. Yukarıdaki zarыret halinde mut'ayı mubah gцren rivayette bir vehim olabilir. Зьnkь İbn Abbas gibi bir zatın meseleyi kavramamış olması dьşьnьlemez. Sonuз olarak bu konuda İbn Abbas'tan nakledilen en sağlam rivayet, Tirmizо'nin de rivayet ettiği gibi, O'nun mut'a nikвhını, haram kabul ettiği ve цnceki kanaatinden dцndьğь gцrьşьdьr. Tercihe şayan gцrьşte budur (Ayrıntı iзin bk. el-Cassвs, a.g.e., III, 99, 97 vd.; Alыsо, a.g.e., V, 5 vd.; İbn Kesоr, a.g.e., III, 226; Fahruddin er-Rвzо, et-Tefsiru'l-Kebоr, X, 48 vd.; İbn Вbidоn, Reddь'l-Muhtвr, İstanbul 1984, III, 51 vd.; Elmalılı, Hak Dini Kur'an Dili, İstanbul 1936, II, 1327-1329, IV, 3429, 3430). 4- Nisa Suresi, 24. ayet: Bir de harb esiri olarak sahibi bulunduğunuz cariyeler mьstesna, evli kadınlarla evlenmeniz de size haram kılındı. Bьtьn bunlar Allah'ın ьzerinize farz kıldığı hьkьmlerdir. Bunların dışında kalanlar ise iffetli olarak zina etmeksizin mallarınızla mehir vermek suretiyle evlenmek istemeniz size helal kılındı. O halde onlardan ni k ah ile faydalanmanıza karşılık mehirlerini kendilerine verin ki, bu farzdır. O mehri takdir edip kesinleştirdikten sonra birbirinizi razı etmenizde bir mahzur yoktur. Şьphesiz ki Allah her şeyi зok iyi bilendir, hьkьm ve hikmet sahibidir. Harp esiri olarak sahip olduğunuz cariyeler mьstesna olmak ьzere bьtьn evli hьr kadınların hepsi de size haram kılındı. Bununla dan buraya kadar цzet olarak on beş, uzun uzadıya aзıklandığında, yirmi, yirmi bir зeşit kadınla evlenmek haram edilmiş oldu. Dem e k ki gerek mьslьmanların, gerek zımmilerin ve gerek kendileri ile savaş halinde bulunulan kimselerin nikahı altında bulunan ve hьr olan bьtьn kadınların da genel olarak nikahları haramdır. Ancak savaşta esir olup hьrriyetlerini kaybetmiş bulunan cariyelerin nikahı genel olarak haram değildir. Buradaki on kırвetin hepsinde dın fethasiyle, bundan başka yerlerde ise gerek ve gerek Kisво kırвetinde ın esresi ile, diğer kırвetlerde yine fetha ile okunur. Biri dan ism-i meful (edilgen ortaз), biri de ism-i fail (etken ortaз) kipidir. İhsan, lugatte sarplık ve sağlamlık demek olan "hasenet"ten tьremiş olup bir yeri kale gibi sağlam yapmak ve kocanın karısını, nikahı dьşen kimselerden korumak mвnвlarına mьteaddi (geзişli), ırzını koruyup iffetli olmak veya evlenmek mвnвlarına lazım (geзişsiz) olur. Kur'вnda da evlenme, veya hьrriyet veya İslвm veya iffet olmak ьzere dцrt mвnв ile ilgili olup yerine gцre kendisine uygun dьşen mвnвya yorumlanır. Bundan dolayı burada muhsanвt evli yani kocası olan ve i stisnası ipucu ile de hьr olan kadınlar demek olduğu .зıktır. Yemin, aslında sağ el mвnвsına olduğundan milk-i yemininiz demek ellerinizle meşru bir şekilde hakkıyla kazandığınız mьlkleriniz demektir ki, en fazla kцle ve cariyelerde kullanılır. Burada sцz konusu, kadınlar olduğu iзin bundan maksat hakkıyla sahip olduğunuz kцle kadınlar demek olduğu da .зık bellidir. Bunlar, kadınlardan istisna edilince geride yalnız hьr olanlar kalır. Ve genel şekilde nikahları haram kılınan muhsanatın da hьr olan ko c alı kadınlar, demek olduğu anlaşılır. Demek olur ki, hьr olmayan kadınlar evlenmiş olsalar da hьr kadınlar gibi genel şekilde haram değildirler. Bunlar, цzel hьkьmlere tabidirler. Bunların haram olanları bulunabileceği gibi helal olanları da bulunabilecek t ir. Зьnkь dвrь'l-harbdeki (İslвmın elinde olmayan, her zaman savaş yeri olabilecek yer) karılığın ilk tutsaklık sırasında hьkmь kalkabilir de sahiplerine helal olurlar. Yoksa bundan, evlendirilmiş kцle kadınlarla, nikah altında iken kayıtsız şartsız sahip l erine helal olacağı gibi bir mвnв anlaşılmamalıdır. Yani istisna, kayıtsız şartsız haram olmaktan değil, genel olarak haram olmaktan зıkarmaktır. Olumsuzluğun kapsamı yolu ile kцle kadınların helal olduklarını genelleştirmek iзin değil, kapsamı olumsuz kı l mak yolu ile haramlığın, hepsini iзine almasını цnlemek iзindir. Diğer taraftan bu istisna bundan sonraki ikinci вyette aзıklanacak mвnвya bir зeşit işareti de iзerir. Bu ibare yukarıda ki "size haram kılındı..." hьkmьne bağlıdır. Yani yukarıda olduğu gibi anlatılan kadınların haram kılınması ьzerinize kesin şekilde yazılmış bir Allah yazısıdır. Bunların nikahının haram kılınması insana ait bir padişah buyruğu değil, bir Allah buyruğu gereğidir. Nikah bağı ve muamelesinin şahsa ait olan bir takı m sosyal, hukuki ve ahlвki gerekleri vardır. Bu şekli ile soydan ileri gelen evlenme yasağı, yakın akrabalıktan ileri gelen evlenme yasağı, sьtten ileri gelen evlenme yasağı ve nikahla meydana gelen akrabalıktan ileri gelen evlenme yasağı ve evli olmaktan ileri gelen evlenme yasağı, evlenmenin ve aile meydana getirmenin mahiyetinin gereği ve ilвhо kanun ile зizilmiş sınırlar ve temel haklardır. Bunlarla evlenmek haram kılındı ve bunların dışında kalan kadınlar size helal kılındı ki siz erkekler muhsin kendisini haramdan saklayıp zina yapmadan, yani iffetinizi koruyarak ve zinadan sakınarak mehir veya para olacak mallarınızla nikahlarını veya mьlkiyyetlerini isteyesiniz. Muhsin olmak, iffetini korumaktır ki buna ihsan veya nefsi tahsin etmek (kale gi b i sağlamlaştırmak) da denilir. Mьsafaha, "sefh" kцkьnden tьretilmiş mьfaale babıdır. Sefh, aslında kan ve su kategorisi sıvıları dцkьp akıtmak demek olduğundan mьsafeha veya sifah, sırf suyunu boşaltmak, yani her iki tarafın (kadın ve erkeğin) ьreme ve t ь reme maksadında bulunmayıp yalnız su akıtarak cinsel arzularını gidermek mвnвsını ifade eder. Ve bunun iзin zinaya sifah denilir. Demek olur ki, yukarıda olduğu gibi kadınların helal kılınmasından esas maksat, yani nikahın ve odalık almanın meşru olmasını n hikmeti, nefsi tahsin (kale gibi sağlamlaştırmak) ve ьremedir. Nefsani arzuları gidermek de buna bağlıdır. Yoksa yalnız şehveti gidermek maksadı ile nikah veya cariye edinmek caiz değildir. Bu maksat da ya gizli veya aзıkзa olur. Gizli olur, yani yalnız k albde kalırsa nikah akdi gцrьnьrde sahih olsa da dini yцnden helal olmaz. Fakat gцrьnьrde k.lı ve belirsiz olursa, mesela evlenme akdinin yalnız faydalanma maksadı ile olduğu aзıkзa sцylenir veya geзici bir mьddet ile sınırlandırılırsa, bu şekilde nikah hem dini aзıdan, hem de hukuki aзıdan geзersiz olur. Bundan dolayı kaydından tamamen anlarız ki, mьt'a nikahı, başka bir ifade ile metres tutmak helal değildir, bir zinadır. Erkekle kadın arasındaki doğuştan var olan ilişkinin yaratılış hikmeti, hayatın a kıcı suyunun, yalnız kısır bir zevk iзin yok edilmesi değil, "Ondan eşini yaratan ve her ikisinden de birзok erkek ve kadın tьretip yeryьzьne yayan." (Nisв, 4/1) hьkmьnьn tecellisidir. Bakara sыresinde "Kadınlarınız sizin tarlanızdır." (Bakara, 2/223) buyurulmuştur. Burada, "Kadınlarınız sizin eğlenceniz." denilmemiştir. "Rabbimiz! Sen bunu boş yere yaratmadın." (Вli İmran 3/191), daha esasında "Yeryьzьnde ne varsa hepsini sizin iзin yaratan O'dur" (Bakara, 2/29) вyetinden anlaşıldığı ьzere ins a nların nefislerinde ve ırzlarında aslolan mьbah olmak değil, haram olmaktır. Ve bunun iзin burada da цnce haram kılınmış kadınlar sayılmış, daha sonra zina yapmaktan sakınmak ve evlenme gayesi ьzerine ve mallar karşılığında evlenmek istemeye mьsaade olunarak evlenmenin helal olduğu aзıklanmıştır. Kısaca nikah, zinanın zıddıdır. Zina batıl olup meşru değildir. Yaratılış gayesini değiştirmeye зalışmaktan başka bir şey değildir. Nikahın, iyi niyetle ve geзici olmamak ьzere akdedilmesi lazımdır. Bir de kaydı şunu gцsteriyor ki, mehir nikahın gereklerindendir. Nikah denildi mi karşılığında bir mal sцylenmemiş olsa bile mutlaka bir mehirden uzak olmayacaktır. Bundan dolayı bu şartlar altında o helвl kadınlardan herhangi birisinden faydalanmak isterseniz onların ьcretlerini, yani namuslarının karşılığı olan mehirlerini bir farz olarak veriniz. Zifaf ile mehrin tamamı kocanın boynunun borcu olur. Bakara sыresinde zifaftan цnce boşanma gerзekleşmiş ise "Belirlediğiniz mehrin yarısını kendilerine verin." (Bakara, 2/237) buyurulmuştu. Цyle olmakla beraber mehir farz edilip belirlenip, adlandırıldıktan sonra her ikinizin karşılıklı rızası ile yaptığınız indirim veya borзtan kurtulmada gьnah yoktur. Зьnkь yukarda "Kadınların mehirlerini gцnьl hoşluğu ile verin. E ğer kendi istekleriyle mehrin bir kısmını size bağışlarlarsa onu afiyetle yeyin." (Nisв, 4/4) buyurulmuştu. Şьphesiz ki, bunları bцyle emreden Allah alоm (зok iyi bilen) hakоm (hьkьm ve hikmet sahibi)dir. Xayi$ edirem bunu kadirovka edib sonra oxuyasiz!(TUKKI$ ISO) Bu suali men Pr. Alaaddin Ba$ara verdim. Bu da cevab!
  4. Atabey $emseddin Eldeniz 40-ci qul idi! 4ox uzaga getmirem! Oz tarixinden deyirem! Oy! Bagi$la yadimdan 4ixmi$di ki sen oz xalqindan utanib tarixi ve soy koku olmayan farsi sevirsen! Fars hemi$e seni qul edib sense qoyun kimi ona itaet etmisen! Mene maraqlidir sen nece aileba$4isi olacaqsan!
  5. Lazim deyildi! Bir neferin etdiyini hamisinin ustune yixma!
  6. jurnalist

    Haqq Nedir?

    Veteni sevmeyen insan olmaz! Olsada ol sexsde VICDAN olmaz!
  7. Zehmet çek aşağıdakına bax sonra danış: Buna ne sözün var? Hasan. 967950[/snapback] Orada sehv var. Amma evveller fahi$e olmu$ sonra tovbe etmi$ bir qadin "MOLLADAN ICAZE ALIB HER GUN ZINA EDENDEN DAHA HAYIRLIDIR". o KI, QALDI VEHABILERE ONLAR I4LERINI QURD YEMI$ ALMA KIMIDIR. UZDEN MUSELMANDIRLAR AMMA...!
  8. Yuxunuz $irin olsun diriler! ...........................Y. Semedoglu
×
×
  • Создать...