Atella
Members-
Публикации
38 -
Зарегистрирован
-
Посещение
Все публикации пользователя Atella
-
yene de movzudan qiraga chixirsiniz.
-
YOX... Əks fikirdə olanlardan sübut istərdim.. Bu hədisi səhih hesab edə bilər sələf "qardaşlar"ımız.. Onlar axı imamsız öz başlarıyla hədisləri izah edirlər.. Əgər bu olubsa, da yalnız Salim üçün olub, bir kəlimə.. Birdəki İmam əbu Hanifə Hz. Aişəni hamıya məhrəm hesab edir, axı o bütün muminlərin anası idi.. --------------------------- Hə, birdə ki, nə canfəşanlıq edirsiz belə? Bəlkə siğənin alternativini axtarırsız Ahli Sunna üçün? P.S. - Misir belə fitva vermişdi ki, ofisdə qadınlar kişilərə süd versinlər onlara katibə işləmək üçün, sonra üzr istədilər ki, hədisi səhv anlayıblar.. 4 İmamı inkar edənin, icmadan ayrılanın, imamsız qalanın, məhəllə imamlarına uyanın sonu belə olur... Selefilerin bura ne dexli var?? Men axi hedisin senedlerini qeyd etmishem.
-
Ehli-sunnenin 4 Imami bu hedisi sehih bilmirler??
-
Mehrem zibil deyil. Insanin anasi da bacisi da ve s.onun mehremi sayilir. Bunlara zibil demek olar??
-
..deyek ki, siz deyen kimidr....Goresen bucur yollarla mehrem olmagin ne adi var?? yeke kishiler kiminse sudunu ichecekler ki, "ne var ,ne var ki" mehrem olsunlar??
-
Rudani, Nigah behsi. Hedsin nomresi qeyd olunub. www.darulkitap.com Hedsin mennbeleri: [146] İIk iki lafız Müslim'e, üçüncüsü ise Ebû Davud'a aittir. İlk lafzı Müslim (radâ no. 26, s. 1076), Nesâî (nikâh 53/2, VI, 104-5) ve İbn Mâce (no. 1943), İbn Uyeyne an Abdirrahman b. el-Kâsım an ebîhî an Âise asl-ı senedi ile; İkinci lafzı Müslim (radâ 27-28, s. 1076-7) ve Nesâî (nikâh 53/4-5, VI, 105), İbn ebî Müleyke ani'l-Kâsım an Âise asl-ı senedi ile; Üçüncü lafzı Buhârî (nikâh 15/1, VI, 122) ve Ebû Dâvud (no. 2021), ez-Zührî an Urve an Âişe asl-ı senedi ile; Mâlik ise (radâ' 12, s. 605), Zührî'den mürsel olarak tahrîc ettiler. Rudani,Büyük Hadis Külliyatı, Cem’ul-fevaid, İz Yayıncılık: 2/249. [147] İIk iki lafız Müslim'e, üçüncüsü ise Ebû Davud'a aittir. İlk lafzı Müslim (radâ no. 26, s. 1076), Nesâî (nikâh 53/2, VI, 104-5) ve İbn Mâce (no. 1943), İbn Uyeyne an Abdirrahman b. el-Kâsım an ebîhî an Âise asl-ı senedi ile; İkinci lafzı Müslim (radâ 27-28, s. 1076-7) ve Nesâî (nikâh 53/4-5, VI, 105), İbn ebî Müleyke ani'l-Kâsım an Âise asl-ı senedi ile; Üçüncü lafzı Buhârî (nikâh 15/1, VI, 122) ve Ebû Dâvud (no. 2021), ez-Zührî an Urve an Âişe asl-ı senedi ile; Mâlik ise (radâ' 12, s. 605), Zührî'den mürsel olarak tahrîc ettiler. Rudani,Büyük Hadis Külliyatı, Cem’ul-fevaid, İz Yayıncılık: 2/249-250. [148] Bu hadisi İbn Mâce (no. 1944), Ebû Seleme Yahya b. Halef an Abdila'lâ an Muh. b. İshâk an Abdillah h. e. Bekr an Amre an Âişe ve an Abdirrahman b. el-Kâsım an ebîhî an Âişe senedi ile tahrîc ettiler.
-
4205- Âişe radiyallahu anhâ'dan: Sehle bint Süheyl Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'e gelip, şöyle dedi: "Ey Allah'ın Resulü! Ebû Huzeyfe'nin yüzünde, azatlısı Salim'in evimize gelip girmesinden dolayı, bir değişiklik görüyorum." Şöyle buyurdu: 1 "Onu (Salim'i) emzir!" "Kocaman adamdır, ben onu nasıl emzireyim?" dedim. Bunun üzerine tebessüm edip, şöyle buyurdu: "Onun kocaman adam olduğunu biliyorum." O (Salim), Bedir savaşında bulunmuştur." 4206- Diğer rivayet: "Onu emzir de sen ona haram ol! Böylece Ebû Huzeyfe' nin yüreğindeki öfke de gitmiş olur." Bilâhare kadın, döndü ve şöyle dedi: "Ben onu emzirdim, Ebû Huzeyfe'nin içindeki öfke de gitti."[146] 4207- Diğer rivayet: "Bu sebepten dolayı Âişe radiyallahu an-hâ, erkek kardeşlerinin ve kız kardeşlerinin kızlarına, istediği ve sevdiği kimselerin yanına çekinmeden girebilmeleri için, büyük yaşta dahi olsalar, beş kere emzirmelerini emrederdi. Ümmü Seleme ile, diğer hanımları, böyle bir emzirme ile, beşikte (yani küçükken) emmedikçe, kişilerin kendi yanlarına girmelerine razı olmazlardı. Âişe'ye de şöyle derlerdi: «Vallahi biz bunu bilmiyoruz. Belki de bu, Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem'in insanların umumuna hariç, sadece Sâ-lim'e verdiği bir ruhsat idi»." [Tirmizî hariç, Altı hadis imamı]
-
Menim bildiyime gore Tevessul duasini oxumag mustehhebi emeldir. Movzunun adinda ise qeyd olunub ki, bu chox vacibdir.
-
Siz yaxshi olsaniz size rehberlik eden shexslerde yaxshi olacaq. Chalishag ki, ozumuzu ilsah edek.
-
davam edin cenab katalizatorlar. Muselmanlarin arasini qarishdirib, sonrada aradan chixin.
-
Bu mesleni bir qeder aydinlashdirin. Heddi-buluga chatmayan qiz ushagyla nigah baglamaga icaze verilir??
-
salam sahibuzzaman bu cavabi nezerde tutursan Maraqli sualdir.
-
<LI id=65>65(Musa ve Yuşe orada) Öz dergahımızdan merhemet (peyğemberlik ve vehy, yaxud ilham ve keramet) eta etdiyimiz ve Öz terefimizden elm (qeybe dair bezi bilikler) öyretdiyimiz bendelerimizden birini (Xızırı) tapdılar.<LI id=66>66Musa ondan soruşdu: “Öyredildiyin doğru yolu gösteren elmden mene öyretmek şertile sene tabe olummu?” (Tercume. V Memmeeliyev. Z. Bunyadov)
-
Ruhullah Xomeyni Islam dunyasinin boyuk ailmlerinden brirdir. O her zaman zulme qarshi mubarize .rib. Irandaki Islam Inqilabinin olamsi mehz onun zehmetleri hesabina bash verib. Sual: 1)Dunyada hansi bir Islami olke achiq-ashkar Amerika sionizmine qarshi mubarize .rir?? 2) Alime teqlid etmek caiz deyil ki??
-
Men axi yazmisham ki, burda ele bir problem yoxdur. Ashagidaki hedislerde buna eyani subuttdur.
-
Bir Adamın Ebu Hureyre’yi Kınaması - Ebu Hureyre şöyle anlatıyor: Benimle amcamoğlu arasında bir konuşma oldu. O bana “Mute günündeki kaçışın niçindir?” diye sordu. Fakat ona ne diyeceğimi bilemedim.[1] -------------------------------------------------------------------------------- [1] Hakim, III/42 (Vakidi kanalıyla) Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 2/34-35
-
Hz. Ömer'in Bir Cini Yere Vurması ve Onun Devrinde Şeytanların Bağlanması Abdullah şöyle anlatıyor: Şeytan, Hz. Peygamber'in sahabîlerinden birisiyle karşılaşmış, güreşmiş ve müslüman onu yere vurarak onun başparmağını ısırmıştır. Bunun üzerine şeytan o sahabiye "Yakamı bırak, sana bir ayet öğreteyim. Bizden herhangi bir kimse o ayeti duyduğu zaman mutlaka kaçar" dedi. Bunun üzerine sahabi onu bıraktı. Fakat ayeti öğretmek istemedi. Tekrar sahabi onunla tutuştu ve onu yere vurdu. Onun baş parmağını ısırdı ve "Bana o ayeti haber ver!" dedi. O, yine de ayeti öğretmekten çekindi. Sahabi onu üçüncü defa yere vurunca "O ayet Bakara suresindeki Ayete'l-Kürsî'dir" dedi. Abdullah b. Ömer'e, "O zat kimdir" diye sordular. "Ömer'den başka kim olabilir" dedi.[1] - Allah Rasûlü'nün ashabından bir kişi cinlerden biriyle karşılaştı. Güreşe tutuştular, cinni yere vurdu. Cinni ona "ikinci kez benimle güLeş!" dedi. Sahabi tekrar onu yıktı. Cinni "Ben seni çok zayıf, beti benzi uçmuş görüyorum. Sanki senin iki kolun köpek kollarıdır .Siz cinler hep böyle midir? Yoksa sadece Sen mi böylesin?" dedi. O da 'Hayır, Allah'a yemin ederim ki, ben onların arasında en güçlü kuvvetlisi ve en cüsselisiyim. Üçüncü bir defa benimle güreş, beni yenersen sana birşey öğreteceğim" dedi. Sahabi üçüncü defa onunla güreşti. Onu yendi ve "Haydi, bana öğret!" dedi. O da "Sen Ayete'l-Kürsî'yi okuyor musun?" diye sorunca, sahabi "Evet, okurum" dedi. Cin "İşte o ayet herhangi bir evde okunursa şeytan oradan çıkar. Merkebin yellenmesi gibi ses çıkararak kaçar. Sabaha kadar artık oraya girmez" dedi. Dinleyenlerden bir kişi "Ey Eba Abdurrahman Rasûlullah'ın ashabından olan kişi kimdir?" diye sordu. Bunun üzerine Abdullah'ın yüzü ekşidi ve "Ömer'den başka kim olabilir" dedi.[2] - Bize deniliyordu ki, şeytanlar Hz. Ömer'in emirliği döneminde bağlıydı. Hz. Ömer vurulduktan sonra şeytanlar yayıldı.[3] [1] Taberani (Ebu Vail'den). [2] Heysemi, IX/71 (Taberani, Abdullah b. Mes'ud'dan). [3] Müntehab, IV/385 (İbn Asakir, Mücahid'den).
-
Sehabenin boyukerinden sayilan xelife Hz. Omerede ilhamlar gelib. Burda ele bir problem yoxdur. Meleklerin, Hz. Ömer'in Diliyle Konuşması - Allah'ın Rasûlü "Kim Ömer'e buğzederse, bana buğzeder. Kim Ömer'i severse, beni sevmiştir. Allah Teâlâ'nın gönderdiği hiç bir Peygamber yoktur ki, ümmetinden birisine ilham edilmiş olmasın. Benim ümmetim içinde de böyle birisi varsa bu, Ömer'dir" dedi. Ashab "Ey Allah'ın Rasûlü! İlham alması nasıldır?" diye sordu. Hz. Peygamber "Melekler onun diliyle konuşurlar" buyurdu.[1] Heysemi, IX/69 (Taberani, Ebu Said el-Hudri'den). Hayatu's-Sahabe, Akçağ Yayınları: 4/307
-
Bes niye Muaviyye kimi adamalara rehmet oxuyursunuz, halbuki Hz Aliye qarshi muharibe .rib ve ona qarshi 70 ilden yuxari minberden lenet yagdirmagi muselmanlar vacib etmishdir.?
-
Abubakrin mesum olmasi haqqinda delil-subut yoxdur.
-
Ebu Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) vefat edince Ebu Bekir halife oldu. Araplardan bir kısmı zekat vermek istemeyip, dinden dönerek, irtidad edip kafir oldular. Ebu Bekir de ordu hazırlayıp onlarla savaşacağını bildirince, Ömer şöyle dedi: “Ey Ebu Bekir onlara karşı nasıl savaşabiliriz? Halbuki Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştu: “İnsanlar “Lâ ilâhe illallah” deyinceye kadar onlarla savaş etmekle emrolundum. Kim Lâ ilâhe illallah derse, o kimse malını ve canını benden kurtarmış olur. Ancak Allah’ın yasalarına göre yapıp yapmayacağı şeylerden dolayı insanların hesabını Allah görecektir.” Ebu Bekir şöyle dedi: “Namazla zekatı birbirinden ayıranlarla mutlaka savaşacağım çünkü zekat malî bir yükümlülüktür. Vallahi Rasûlullah (s.a.v)’e zekat olarak verdikleri bir dişi oğlağı bana vermezlerse bundan dolayı onlarla savaşırım.” Bunun üzerine Ömer: “Vallahi anladım ki halifenin savaş konusundaki bu kararı, Allah’ın Ebu Bekir’in könlüne verdiği bir genişlikten dolayıdır. Bu sebeple Ebu Bekir’in hak yolda olduğunu ve savaşın da hak olduğunu bildim.” (Tirmizî, İman: 1; Buhârî, Zekat: 1)
-
Namazın farziyetini kabul etmekle beraber gevşeklik veya bıkkınlık gösterip veya işlerinin çokluğundan fırsat bulamadığım batıane ederek kılmayan kimse hakkında nasıl bir hüküm verilebilir? Bu hususta ilim adamları farklı görüşler izhar etmişlerdir: a) îmanı Mâlik ve İmam Şafii'ye göre, kâfir olmaz, sadece fasık sayılır. Tövbe ederse mesele yok. Etmediği takdirde ölüm cezasına çarptırılır ve infaz için kılıç kullanılır. b) Seleften bir cemaate göre, kâfir olur. Bu, Hz. Ali (r.a.)'den ve İmam Ahmed'den rivayet edilmiştir. İmam Ahmed'den bir diğer rivayet ise, kâfir olmadığını ifade etmektedir. Abdullah b. Mübarek ve îshak b. Rahuye de öylesinin kâfir olacağını söylemiştir. Şafii'nin arkadaşlarından bir kısmı da aynı görüştedir. c) İmam Ebû Hanîfe, rey tarafdarları ve Şafiî'nin yakın arkadaşı el-Müzenî'ye göre, kâfir olmaz ve öldürülmez, sadece namaz kılmcaya kadar hapsedilir. İmam Mâlik ve İmam Şafiî bu konuda şu âyetle istidlal etmişlerdir : «Şüphesiz ki Allah, kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz? bundan başka (günahları) dilediği kimseler için bağışlar...» Kılıçla öldürüleceği hakkındaki görüşlerini ise şu hadîse dayayıp istidlal etmişlerdir : «İnsanlar, La ilahe illallah deyinceye, namaz kılmcaya ve zekât verinceye kadar onlarla savaşmakla emrolundum. Bunları yaptıkları takdirde, —haklı bir sebep dışında— kanlarını ve mallarını benden korumuş olurlar...»
-
Sehih-Buxaride bu movzuda iki bab zikr olunub. Bunlarin hansi dogrudur.?? <H3 style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt"> <H3 style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt"> </H3></H3>
-
Burda hech kimi hech kime lenet oxumadi. Bu hardan agliniza geldi?
