Jump to content
  Love reading great articles? Visit Elix.com today!
Sign in to follow this  
G@F@R_NUR

Elehdariyam

Recommended Posts

Hemçinin Ehl es-Sünne ve-l-Cemaa alimlerine göre, hezret Osman (r.a) Hezreti Eliden daha feziletli bir şexsdir. 

Senin ehli sünne dediklerin, yeqin ki, şeytan sünnesini davam etdiremlerdir. Onaların bele demesi ve senin de o cefengiyyetı bura derc elemeyin tebiidir.

Allahın Quranda lenetlediyi ve Peyğemberin (s) lenetlediyi, lenete gelmiş Beni-ümeyye tayfasının nümayendesi olan, Peyğember (s) nevesini şehid eden, İslam xelifesine qarşı silahli qoşun yaradan, meğlub olduğunu görün Quran vereqlerini cırdırıb nizelere taxdıran lenete gelmiş Müaviyyeni müselmanlara bali teyin eden Osman hec vaxt Hazret Aliden (a.s) feziletli ola bilmez! Bu hemen Osmandır ki, onu yehudi qebristanında basdırdılar!!! Bu hemen Osmandır ki, Aişe onu yehudi bir qoca olan Naselin adı ile çağırırdı. Heytta onun baresinde "Naseli Allah öldürsün" deye nale de çekmişdi.

Yehudi qebristanlığında basdırılan bir şexs, nece Hazret Aliden (a.s) üstün ola biler? Elbette ki, şeytan sünnesini davam etdirenler üçün bu bele ola biler!

Peyğember sünnesinin davamşıları bele şey deye bilmez!

İndi bildin sen kimsen?

Hasan.

Share this post


Link to post
Share on other sites

hasan nehcul belagede Ali oz shielerne baxib deyir ey kishilere oxshuyanlar lakin kishi olmayanlar, bunu sherh ede bilersen?Osman yahudi gebirstaninda yox muselman gebistaninda defin edilib feget o vaxt gebirstanlig boyuyduyne kore ordan yer alib defin oldular neceki beginin ozu mushriklerin gebirleri var idi ve ordan cixardildilar ve muselmanlar defin olundular.Alinin sozun sherh et ve bilersen sen kimsen

Share this post


Link to post
Share on other sites
Eger bir insan hansısa günahsız insanı öldürmüşse ve sonradan tövbe etmişse, onun öldürdüyü adam dirilmez!

Onda Hz. Musa Cehenneme getdi?

Evveli fahişe olan qadının da  sonradan tövbe etse, yad kişilere bexş elediyi o anlar, onların altında özünü nece .rması o kişileirn yadından çıxmaz!

O biri dunyada chixar! Yaradilish yenilener, bu Allah uchun chetin deyil! Bunun ne anlami var axi? O kishiler de hemin qadindan ustun deyiller! Her kes pozgun qadini fahishe adlandirir, bes pozgun kishileri ne adlandiraq? Yeni Resulullahin (sas) sehabeleri evvelki ishlerine gore bagishlanmadilar?

FAHISHELER ISLAMA GELE, CENNETDEN QURTULA BILMEZ?

Edited by _-_NUR_-_

Share this post


Link to post
Share on other sites
Hemçinin Ehl es-Sünne ve-l-Cemaa alimlerine göre, hezret Osman (r.a) Hezreti Eliden daha feziletli bir şexsdir.  

Senin ehli sünne dediklerin, yeqin ki, şeytan sünnesini davam etdiremlerdir. Onaların bele demesi ve senin de o cefengiyyetı bura derc elemeyin tebiidir.

Allahın Quranda lenetlediyi ve Peyğemberin (s) lenetlediyi, lenete gelmiş Beni-ümeyye tayfasının nümayendesi olan, Peyğember (s) nevesini şehid eden, İslam xelifesine qarşı silahli qoşun yaradan, meğlub olduğunu görün Quran vereqlerini cırdırıb nizelere taxdıran lenete gelmiş Müaviyyeni müselmanlara bali teyin eden Osman hec vaxt Hazret Aliden (a.s) feziletli ola bilmez! Bu hemen Osmandır ki, onu yehudi qebristanında basdırdılar!!! Bu hemen Osmandır ki, Aişe onu yehudi bir qoca olan Naselin adı ile çağırırdı. Heytta onun baresinde "Naseli Allah öldürsün" deye nale de çekmişdi.

Yehudi qebristanlığında basdırılan bir şexs, nece Hazret Aliden (a.s) üstün ola biler? Elbette ki, şeytan sünnesini davam etdirenler üçün bu bele ola biler!

Peyğember sünnesinin davamşıları bele şey deye bilmez!

İndi bildin sen kimsen?

Hasan.

993117[/snapback]

ay gic gice senin yazdiqlarivin hamisi naqillardir siz shieler uydurmusuz

bu saytda sizin zir zibillerinizin ustu achilib

www.allbura klik et

Bu hemen Osmandır ki, Aişe onu yehudi bir qoca olan  Naselin adı ile çağırırdı. Heytta onun baresinde "Naseli Allah öldürsün" deye nale de çekmişdi.

hemin revayeti bu shexs uydurub

Nasr bin Muzahim

.Al-Aqili onun barədə deyib,"o şiəliyə meyllidir və onun rəvayətləri çaşqınlıq və səhvlərlə doludur""[ Al-Aqili tərəfindən yazılmış Al-Du’afa kitabı, cild.4, səh.300, #. 1899] .zəhəbi onun barədə deyib,

“köklü rafididir(şiədir) və onun rəvayətləri səhih kimi götürülə bilməz. abu xeysəmə deyib “o yalançıdır” Abu Hatim deyib ,”zəif rəvayətçidir və dəlil kimi götürülə bilməz”. Al-Darqutni deyib,” onun rəvayətləri zəifdir”. ,[zəhəbi tərəfindən yazılmış Al-Mizan kitabı, cild.4, səh.253, #. 9046]

al covzani deyib ,”nasr alçaq olub və həqiqətdən uzaq şəxs olub” Salih bin Muhamed deyib, ‘Nasr bin Muzahim yalançı adamdan eybəcər əhvalatlar rəvayət edib.” Al-Hafiz Abi Al-Fath Muhamed bin Al-Husseyn deyib,” Nasr bin Muzahim öz məzhəbində ifrata varıb”, [Al-Bagdadi tərəfindən yazılmış Tarix əlBagdadi kitabı, cild.13, səh.283]

Share this post


Link to post
Share on other sites
Yehudi qebristanlığında basdırılan bir şexs, nece Hazret Aliden (a.s) üstün ola biler?

Bashqa hech ne tapmadin? Islamin ewle ogullari var ki, hech meyidi tapilmayib! Onlar onda alchaqdir? Ne ise...

Share this post


Link to post
Share on other sites

Ahli Shie mezhebine!!!

1. Guranin tehrifi baresinde de cevab vere bilersiz?

Burada uzun uzuna alimlerin adlarini geyd etmek istemirem. Sadece bir sualim var, kimse deseki Guran tehrif olunub, yahud kiminse bele bir fikrini yaysa, hekmi nedi?

Edited by Ahmad ibn Abdulhalim

Share this post


Link to post
Share on other sites

Inna-l hamduLillah.

Bu hemen Osmandır ki, Aişe onu yehudi bir qoca olan Naselin adı ile çağırırdı. Heytta onun baresinde "Naseli Allah öldürsün" deye nale de çekmişdi.

Allah yalani, ve bile-bile yalan uydurani mehv elesin. Bilmeyib danisana da hidayat etsin!

Bu hadis bele gelir Aişa Osman

baresinde

güya deyib “Onu öldürün, artig o kafir olub” Bu böyuk bir böhtandi. Bu revayet Auf ibn Omar at-tamimiden gelir. Bu kişi baresinde hadis alimleri deyib. An Nasayi deib O yalancidir, tarih at Tabari cild 3 seife 477.

ibn Hibban demişdir-Meşhur insanlardan uydurma hadisler revaet edib. Zindig olunmagda ettiham olunub. Daha etrafli melumat ucun “Rical” kitabina baxa bilersiz.

Yehudi qebristanlığında basdırılan bir şexs, nece Hazret Aliden (a.s) üstün ola biler?

Bu hemen Osmandır ki, onu yehudi qebristanında basdırdılar!!!

"Gece dushdukde Marvan Osmanin evine yahinlashdi. Ora hemcinin Zeyd ibn Sabit, Talha ibn UbeyduLLah, Ali, Hasan ve Kaab ibn Malik geldiler. Meyidler olan yere gelib, birinci Osmanin meydini galdirdilar. Cenaza namazi gilanda, Marvan ibn Hakam imam dururdu. Sonra ise cenazeni Baki gebirstanligda (bu yahudi yoh, Nabi (s.a.s) sahabeleri bastirilan gebirstanligidi)Hash Kaukaba yahin olan yerde defn elediler". Tarih ut Tabaride baxa bilersiz.

Allaha duam var, Allahim o kesler ki Umar, Usman, Ali (r.a) getleri ile elageder seviniler. Giyamet gununde bu istehza eden insanlari, bu sahabelerin gatileri ile birlikte heshr ele!!!!!!!

Edited by Ahmad ibn Abdulhalim

Share this post


Link to post
Share on other sites
Allaha duam var, Allahim o kesler ki Umar, Usman, Ali (r.a) getleri ile elageder seviniler. Giyamet gununde bu istehza eden insanlari, bu sahabelerin gatileri ile birlikte heshr ele!!!!!!!

995998[/snapback]

Amin Teala!

Share this post


Link to post
Share on other sites
Inna-l hamduLillah.

Allah yalani, ve bile-bile yalan uydurani mehv elesin. Bilmeyib danisana da hidayat etsin!

Bu hadis bele gelir Aişa Osman

baresinde

güya deyib “Onu öldürün, artig o kafir olub” Bu böyuk bir böhtandi. Bu revayet Auf ibn Omar at-tamimiden gelir. Bu kişi baresinde hadis alimleri deyib. An Nasayi deib O yalancidir, tarih at Tabari cild 3 seife 477.

ibn Hibban demişdir-Meşhur insanlardan uydurma hadisler revaet edib. Zindig olunmagda ettiham olunub. Daha etrafli melumat ucun “Rical” kitabina baxa bilersiz.

"Gece dushdukde Marvan Osmanin evine yahinlashdi. Ora hemcinin Zeyd ibn Sabit, Talha ibn UbeyduLLah, Ali, Hasan ve Kaab ibn Malik geldiler. Meyidler olan yere gelib, birinci Osmanin meydini galdirdilar. Cenaza namazi gilanda, Marvan ibn Hakam imam dururdu. Sonra ise cenazeni Baki gebirstanligda (bu yahudi yoh, Nabi (s.a.s) sahabeleri  bastirilan gebirstanligidi)Hash Kaukaba yahin olan yerde defn elediler". Tarih ut Tabaride baxa bilersiz.

Allaha duam var, Allahim o kesler ki Umar, Usman, Ali (r.a) getleri ile elageder seviniler. Giyamet gununde bu istehza eden insanlari, bu sahabelerin gatileri ile birlikte heshr ele!!!!!!!

995998[/snapback]

Bismillahir-rahmanir-rahim!

Axir ki "milli" vehabilerimizden de xosh soz eshitdik.

assalamu aleykum ve rehmetullahu ve berakatuh! :)

Share this post


Link to post
Share on other sites

MUT'A

Yararlanılan şey; umre ile haccı birleştirme; boşanan kadına verilen elbise ve baş örtüsü gibi eşya; bir kadınla geçici olarak evlenme. Çoğulu "muteun" dur. Aynı kökten metâ'; yararlanma, yiyecek giyecek gibi yararlı olan her şey demektir. Çoğulu "emtia"dır. "Temettu" ve "istimtâ" ise; bir şeyden uzunca süre yararlanmak, onu lezzetli bulmak, zevk almak anlamlarına gelir. Yararlanılacak şey anlamında, metâ' ve mut'a eş anlamlı kelimelerdir.

Mut'anın bir fıkıh terimi olarak iki anlamı vardır. Boşanan kadına iddet süresince yararlanması için verilen şey ve geçici evlilik.

1. Mehir miktarı belirlenmeksizin yapılan nikâh akdinden sonra, henüz cinsel birleşme olmadan boşanma veya fesih yoluyla evlilik sona ererse kadına mut'a denilen elbise ve baş örtüsü gibi bazı şeyler verilir. Bunlar mehir yerine geçen bir çeşit "teselli hediyesi" dir.

Kur'ân-ı Kerim'de şöyle buyurulur: "Kadınlara yaklaşmadan ve onlara mehir takdir etmeden boşarsanız,"sizin için bir sorumluluk yoktur. Bu durumda zengin kendi imkânına göre, yoksul da kendi imkânına göre, usûlüne uygun bir Şekilde onlara, yararlanacakları bir şeyler verin. Bu, iyilikte bulunanların üzerine bir borç"tur" (el-Bakara, 2/236); "Boşanan kadınların örfe göre bir takım eşyalar alma hakkı vardır" (el-Bakara, 2/241); "Ey iman edenler! Mü'min kadınları nikâhlar, sonra da cinsel birleşmeden önce onları boşarsanız, artık sizin, onların üzerinde iddet sayma hakkınız yoktur. Onlara hemen mut'alarını (yararlanacakları bazı şeyleri) verin ve onları güzellikle serbest bırakın" (el-Ahzâb, 33/49).

Bu âyetlerde yer alan "metea" veya "emtea" fiilleri; birisini bir şeyden yararlandırmak, boşanan kadınlara mut'a vermek anlamlarına gelir (Rağıb el-Isfehânî, el-Müfredât, s. 461).

2. Mut'a evliliği anlamında kullanılır. Bu anlamda mut'a; evlenme engeli bulunmayan bir kadınla, belli bir süre içinde ve belli bir mal karşılığında, "senin cinsî yönlerinden şu kadar süre ve şu kadar bedel ile yararlanayım" diyerek icap ve kabulde bulunmaktır.

İslâm'ın ilk devirlerinde zaruret gereği izin verilmiş olan bu evlilik şekli, sonradan neshedilerek ebedî olarak yasaklanmış ve belli bir süreyi kapsayan nikâh akitleri batıl kılınmıştır. Çünkü bu çeşit bir nikâh akdiyle, evlilikten beklenen amaçlar elde edilemez (Muhammed Ali es-Sâbûnî, Tefsîru Âyâti'l-Ahkâm, I, 457).

Mut'a nikâhı anlamında bir de "geçici (muvakkat) nikâh vardır. Bu da bâtıl bir nikâhtır. Aralarındaki ayrılık hemen hemen lâfız farkından öteye gitmez. Meselâ; geçici nikâhta, süreyle birlikte, evlilik ifade eden nikâh ve tezvic sözleri; mut'ada ise; temettu, veya istimta', yani "kadının cinsel yönlerinden yararlanma" anlamı ifade eden sözler kullanılır. Diğer yandan mut'a nikâhında, şahit ve süre sınırlaması şart değildir. Geçici nikâhta ise bunlar şarttır (İbn Âbidin, Reddü'l-Muhtâr, İstanbul 1984, III, 51, vd).

Kur'an-ı Kerim'de mut'a nikâhının esaslarını belirleyen açık bir âyet yoktur. Konu ile bağlantı kurulabilen şu âyettir: "Evli kadınlarla evlenmeniz de haram kılındı. Sahibi bulunduğunuz cariyeler müstesna. Bunlar Allah'ın üzerinize farz kıldığı hükümlerdir. Bunların dışında iffetli olarak zina etmeksizin mallarınızla evlenmek istemeniz size helâl kılındı. Onlarla cinsel temasta bulunduğunuzda, ücretlerini (mehir-mut'a) verin. Mehir takdir edildikten sonra birbirinizi razı etmenizde bir sakınca yoktur. Şüphesiz ki Allah, herşeyi çok iyi bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir" (en-Nisâ, 4/24).

Ayetteki "ücret", mehir* olarak değerlendirilmiştir. Bununla, mehirden sözeden diğer âyetler arasında benzerlik vardır. "Birbirinizle kaynaşıp başbaşa kalmışken ve onlar (karınız) sizden kuvvetli bir ahid almışken, verdiğinizi (mehri) nasıl geri alabilirsiniz?" (en-Nisâ, 4/21), "Kadınların mehirlerini gönül hoşluğu ile verin. Eğer kendi istekleriyle mehrin bir bölümünü size bağışlarsa onu âfiyetle yeyin" (en-Nisâ, 4/4). "Kadınlara verdiklerinizden (mehir) herhangi bir şeyi geri almanız size helâl değildir" (el-Bakara, 2/229).

Yukarıdaki ilk âyetin genel anlamının mut'a nikâhını da kapsadığı öne sürülmüştür. Bu çeşit nikâhın İslâm'ın ilk yıllarında meşrû kılındığında şüphe yoktur. Ancak daha sonra neshedilmiştir. İmam Şâfiî ve âlimlerden bir grup, mut'anın önce mübah kılındığını, sonra neshedildiğini, sonra yine mübah kılınıp, neshedildiğini, yani bunun iki defa tekrar edildiğini söylemiştir. Diğer bazı bilginler, ikiden fazla, bazıları ise bir defa mübah kılınıp arkasından neshedildiğini ve bundan sonra da artık mübah kılınmadığını belirtmişlerdir (İbn Kesîr, Tefsîru'l-Kur'âni'l-Azîm, İstanbul 1985, II, 225).

Ayetteki "istemta'tüm (yararlandınız)" kelimesine, "dehaltüm (cinsel temasta bulundunuz)" anlamı verilmiştir. Şiîler ise bu kelimeye, mut'a nikâhı anlamı vermiştir.

İbn Abbas ve Sahabeden bir grup, mut'anın zarûret sebebiyle mübah kılındığını söylemiştir. Diğer yandan İbn Abbas, Übey b. Ka'b, Saîd b. Cübeyr ve es-Süddî mut'a âyetini, "Belli bir vakte kadar" ilâvesiyle şu şekilde okudukları nakledilir: "Onlarla belli bir vakte kadar, cinsel temasta bulunduğunuz da, süre dolunca mehirlerini verin" (en-Nisâ, 4/24).

İslâm hukukçuları mut'a evliliğinin haram olduğu konusunda görüş birliği içindedir. Şiîlerden başka, cumhurun görüşüne karşı çıkan olmamıştır. Şiîlerin bu konudaki sözleri Kitap, Sünnet ve icmâa ters düştüğü için reddedilmiştir. Şöyle ki,

1) Şîa; "Onlarla cinsel temasta bulunduğunuzda, mehirlerini bir hak olarak verin" âyetini mut'aya delil getirir. Halbuki bu âyet, meşru nikâhla evlenip, cinsel temastan sonra, kadının mehre hak kazandığından söz etmekte, bir önceki cümlede, "Bunların dışında iffetli olarak zina etmeksizin mallarınızla evlenmek istemeniz" ifadeleri yer alır. Burada zina, sifah ile ifade buyurulmuştur. Sifah veya müsâfeha; sırf suyunu boşaltmak; yani aile yuvası kurarak çocuk sahibi olmak amacı bulunmaksızın sırf cinsel temas ve şehveti gidermek için evlenmek anlamını içerir. Bu durum yasaklanınca, geçici veya mut'a nikâhı, başka bir deyimle "metres edinmek" de bu yasak kapsamına girer.

2) Şianın dayandığı başka bir âyet de şöyledir: "Mehrin belirlenmesinden sonra karşılıklı anlaşmak suretiyle birbirinizi razr etmenizde bir sakınca yoktur" (en-Nisâ, 4/24). Onlara göre, bu âyetten maksat, mut'a akdinde belirlenen süre bittikten sonra, erkeğin ücreti, kadının da süreyi arttırarak akdi uzatmalarıdır.

Halbuki, bu âyet, mehrin belirlenmesinden sonra, karşılıklı anlaşmak sûretiyle, belirlenenden az veya daha çok vermekte bir sakınca bulunmadığını bildirmektedir (el-Alûsî, Rûhu'l-Meânî, Kahire t.y., V, 5; Fahruddin er-Râzî, et-Tefsîru'l-Kebîr, y. ve t.y., X, 45, 46; Elmalılı, Hak Dini Kur'an Dili, İstanbul 1936, II, 1327-1329).

Daha önce de belirttiğimiz gibi İslâm'ın ilk dönemlerinde mut'a caizdi. Tirmizî'nin naklettiği şu hadis bunu açıkça ifade eder; ancak daha sonra bu cevaz hükmünün neshedildiğini de belirtir. İbn Abbas'tan (r.a) nakledildiğine göre şöyle demiştir: "Mut'a, İslâm'ın ilk döneminde vardı. Bir kimse tanımadığı bir beldeye geldiği zaman, orada kalacağı süre içinde, eşyasını koruyacak ve kendisine hizmet edecek bir kadınla evlenirdi. Bunun üzerine, şu âyet indi: "Ve onlar ırzlarını korurlar. Ancak eşleri ve sahip oldukları câriyeler bunun dışındadır. Bunlarla olan cinsel ilişkilerinden dolayı kınanmazlar" (el-Mü'minûn, 23/5, 6). İbn Abbas bu âyet inince şöyle demiştir: "Bu iki evlilik dışında bütün yollar haram kılınmıştır" (Tirmizî, Nikâh, 29. H. No: 1122, III, 430).

Bu âyetle, evliliğin meşrû yolu iki olarak belirlenmiş, bunun dışındaki yollar k.tılmıştır. Mut'a nikâhı bu iki şeklin dışında kalan bir yoldur (el-Cassâs, Ahkâmü'l-Kur'ân, Kahire, t.y., III, 99).

Mut'a bir nikâh olarak kabul edilemez. Dilde ve bir fıkıh terimi olarak nikâh ile mut'a birbirinin yerine kullanılamaz. Bu iki terim arasındaki farkları şu şekilde belirlemek mümkündür:

1) Nikâh akdinin bir takım özellikleri vardır ki, onlar olmayınca nikâh olmaz. Meselâ; sürenin geçmesi bu akdi etkilemez. Mut'a da ise, belirlenen süre sona erince, boşama tasarrufuna gerek olmaksızın mut'a kendiliğinden ortadan kalkar.

2) Nikâh akdinde, cinsel birleşme olduktan sonra eşler boşanırlarsa kadının iddet beklemesi gerekir. Kocanın ölümü hâlinde ise cinsel birleşme olsun veya olmasın iddet gerekli olur (bk. el-Bakara, 2/228, 234). Mut'a da ise, erkeğin ölümü iddeti gerektirmez. Belki kadının hamile olup olmadığını belirlemek için bir hayız süresince bekletilir (bk. İbn Kesîr, a.g.e., II, 226; "İstibrâ" madd).

3) Sahih nikâh akdi miras hakkı doğurur (bk. en-Nisâ, 4/12). Mut'ada ise miras cereyan etmez.

4) Nikâh akdi meydana geldikten sonra, ölüm, boşama veya dinden çıkma gibi bir sebep bulunmadıkça sona ermez. Mut'a nikâhı ise, sürenin dolmasıyla, kendiliğinden ortadan kalkar.

Nikâhla mut'a arasındaki bu farklar, mut'anın nikâh niteliğinde olmadığını gösterir. Mut'anın; nikâh veya câriye edinme (mülk-i yemin) özelliğinin bulunmadığı sabit olunca da hakkında şu âyetin uygulanması gerekir: "Kim nikâh eşi veya sahip olduğu câriyesinin ötesine geçmek isterse, işte onlar haddi aşan mütecavizlerdir" (el-Mü'minûn, 23/7; ayrıntı için bk. el-Cassâs, a.g.e., III, 98 vd).

Mut'anın yasaklandığını bildiren sünnet delili:

Mut'anın tam olarak hangi tarihte yasaklandığı belirli değildir. Buhari'deki rivayette onun Hayber günü yasaklandığı (Buharî, Nikâh, 7/16); Müslim'deki rivayette Mekke'nin fethinde nehyedildiği (Müslim, Nikâh, 22); Müslim'in başka bir rivâyetinde Huneyn savaşının bir kolu olan Evtas savaşı sırasında yasaklandığı (Müslim, Nikâh, 3, H.18); İbn Mâce ve Ebû Dâvud'un Sünenlerindeki hadislerde ise Vedâ haccı sırasında nehyedildiği (İbn Mâce, Nikâh, 44; Ebû Dâvud, Nikâh, 14, H.No: 2072) bildirilmektedir.

Hz. Ali'den (r.a). şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Nebî (s.a.s), Hayber gününde mut'a nikâhını ve evcil eşeklerin etini yasaklamıştır" (Buhârî, Nikâh, 31; Müslim, Nikâh, 29-32; İbn Mâce, Nikâh, 44).

Semre b. Ma'bed el-Cühenî'den çeşitli yollarla nakledilen bir hadîs, mut'anın sonsuza kadar yasaklandığını belirtmektedir. Rasûlullah (s.a.s) ile birlikte Mekke fethine katılan Seleme, orada Allah elçisinin izin vermesi üzerine bir câriye ile mut'a yapmış, rivâyete göre bir veya üç gün câriye ile beraber olduktan sonra, sabahleyin Rasûlullah'ın (s.a.s) Hacer-i Esved ile Kâbe kapısı arasında durarak şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Ey insanlar, ben size kadınlarla mut'a yapmanız konusunda izin vermiştim. Şüphesiz Allah, onu kıyamet gününe kadar haram kılmıştır. Kimin yanında (mut'a nikahı ile tuttuğu) kadın varsa, onu serbest bıraksın. Onlara verdiklerinizden hiçbir şey geri almayınız" (Müslim, Nikâh, 19, 22, 24; İbn Mâce, Nikâh, 44; Dârimî, Nikâh, 16; Ahmed b. Hanbel, Müsned, III, 406). Bazı rivayetlerde bu yasaklamanın Vedâ haccı sırasında yapıldığı belirtilir (bk. İbn Mâce, Nikâh, 44, H. No: 1962).

Mut'anın ne zaman yasaklandığını bildiren hadisler arasındaki bu çelişkiler, hadisçiler tarafından giderilerek, mut'anın birkaç kez yasaklanıp serbest bırakıldığı belirlenmiştir. İmam Nevevî'ye göre, mut'a hakkındaki nehy ve serbest bırakma iki kez vuku bulmuştur. O şöyle der: "Hayber'den önce helaldi. Hayber'de yasaklandı. Mekke fethinde mübah kılındı. Evtas vak'ası da Mekke'nin fethini müteakip olmuştur. Bundan üç gün sonra da mut'a ebediyyen haram kılınmıştır" (en-Nevevî, Şerhu Sahihi'l-Müslim, IX, 193, Alûsî, a.g.e., V, 5, 6).

Mut'a konusunda sahabe uygulaması:

Hz. Ömer'in halifeliği sırasında, mut'anın hükmü üzerinde bazı tereddütler olunca, Hz. Ömer, mut'anın haram olduğunu ilân etmiş ve hiç bir sahabî O'na karşı çıkmamıştır. O, halife seçildiği gün yaptığı konuşmada şöyle demiştir: "Rasûlullah (s.a.s) bize üç defa mut'a yapmaya izin verdi, sonra bunu haram kıldı. Allah'a yemin olsun ki, evli bir kimsenin mut'a yaptığını bilsem, Rasûlullah'ın, mut'ayı, haram kıldıktan sonra, yeniden helâl kıldığına dair bana dört şahit getirmezse onu taşla recmederim" (İbn Mâce, Nikâh, 44, H.No: 1963).

Hz. Ali'ye göre Mut'a Hz. Peygamber tarafından Hayber günü yasaklanmıştır (bk. Buhârî, Nikâh, 29-32).

İbn Abbas'ın mut'a ya ilişkin görüşü:

Mut'anın neshedilmediğini öne sürenler bu görüşlerini İbn Abbas'a dayandırmak istedikleri görülür. Şîa mut'a ile ilgisi kurulan en-Nisa sûresi 24. ayette İbn Mes'ud ve Ubey b. Ka'b'ın okuyuşlarında "ilâ ecelim müsemmâ (belli bir süreye kadar evlenme)" ilâvesi şâz bir kıraattır. İbn Abbas'ın da bu kıraatı benimsediği nakledilir. Bu yüzden İbn Abbas'ın; "Onlarla belli bir süreye evlendiğinizde, süre dolunca mehirlerini verin" (en-Nisa, 4/24) âyetini "belli bir süreye kadar" ilâvesiyle birlikte te'vil ederek, mut'ayı helal gördüğü ileri sürülür. Kimileri de ibn Abbas'ın, mut'ayı yalnız seferde zarûret halinde mübah gördüğünü söylerler (el-Cassâs, a.g.e., III, 95; Alûsî, a.g.e., V, 5, 6).

Saîd b. Cübeyr İbn Abbas'a; "Senin fetvan aldı yürüdü ve onun hakkında şairler şiir söyledi" diyerek bir beyit okuduğu zaman o buna hayret ederek şöyle demiştir: Sübhânellah, ben böyle bir fetvâ vermedim. Mut'a; "murdar ölmüş hayvan eti, kan ve domuz eti gibi bir şeydir. Bu yüzden ancak zarûret hâlinde helâl olur" (Alûsî, a.g.e., V, 6; el-Cassâs, a.g.e., III, 95).

Atâ', İbn Abbas (r.a)'ın şöyle dediğini nakletmiştir: "Allah, Hz. Ömer'e rahmet etsin. Mut'a, Allah'ın Muhammed Ümmetine bir rahmetinden başka bir şey değildir. Hz. Ömer bunu yasaklamasaydı, çok az kimse dışında zinaya düşen olmazdı" (el-Cassâs, a.g.e., III, 96). Abdullah b. Vehb'in naklettiği bir haberde de, bir adam İbn Abbas'a gelerek şöyle der: "Câriyemle ve arkadaşlarımla bir seferde iken cariyemi arkadaşlarıma helal kıldım ve ondan faydalandılar (yestemtiûne)" der. İbn Abbas bunun üzerine; "Bu .çık bir zinadır (sifâh)" diye cevap verir" (el-Cassâs, a.g.e., III, 96, 97).

İbn Abbas'tan nakledilen bu görüşlerin sonucunu şu şekilde değerlendirmek mümkündür.

1) İbn Abbas, bazı rivayetlerde yolculuk ve zaruret kaydını koymaksızın mut'ayı helâl göstermektedir.

2) Ölü eti ve domuz etini zarûretten dolayı yemede olduğu gibi, mut'ayı da zarûret hâlinde olduğunu söylemektedir.

3) Mut'a nikâhının neshedildiği kanaatindedir. Bunları şu şekilde cevaplayabiliriz:

İbn Abbas'ın, en-Nisa Sûresi 24 ncü âyeti te'vil ederek mut'a nikâhını helal kabul etmesi kendisi için delil olamaz. Çünkü âyette, yukarıda da açıklandığı gibi mut'anın mübahlığına dair bir delalet yoktur. Aksine ayet mut'anın haramlığını kapsamaktadır.

Onun mut'ayı ölü ve domuz etine benzetmesi ve zaruret hâlinde onlar gibi meşrû sayması isabetli bir kıyas değildir. Çünkü haramları helâl kılan zarûret mut'ada söz konusu olmaz. Zarûretten dolayı ölü veya domuz etinin helal olması nefsin telef olmasından korkulduğu içindir. Halbuki cinsel temastan uzak kalmakla, nefsin veya bir uzvun telef olmasından korkulmaz. Diğer yandan, Allah elçisi evlenme imkânı bulamayan bekârlara oruç tutmalarını tavsiye buyurmuştur. Yukarıdaki zarûret halinde mut'ayı mubah gören rivayette bir vehim olabilir. Çünkü İbn Abbas gibi bir zatın meseleyi kavramamış olması düşünülemez.

Sonuç olarak bu konuda İbn Abbas'tan nakledilen en sağlam rivayet, Tirmizî'nin de rivayet ettiği gibi, O'nun mut'a nikâhını, haram kabul ettiği ve önceki kanaatinden döndüğü görüşüdür. Tercihe şayan görüşte budur (Ayrıntı için bk. el-Cassâs, a.g.e., III, 99, 97 vd.; Alûsî, a.g.e., V, 5 vd.; İbn Kesîr, a.g.e., III, 226; Fahruddin er-Râzî, et-Tefsiru'l-Kebîr, X, 48 vd.; İbn Âbidîn, Reddü'l-Muhtâr, İstanbul 1984, III, 51 vd.; Elmalılı, Hak Dini Kur'an Dili, İstanbul 1936, II, 1327-1329, IV, 3429, 3430).

Share this post


Link to post
Share on other sites

SHIELERE ATILAN BOHTANLARIN SAYI HESABI YOXDUR..ALLAH VEHDETI DAQIDANLARA LENET ELESIN..O CUMLEDE Ibn Teymiyeye Abdul vaxaba,Corc Busha,Israil xalqina,Mason qrumuna lenet elesin esasende Seleflere...Bir Insanki deyirki Allahin Eli qolu var,sonrada Shirkden danishir,Mushrik deyir camaata....Ay Camaat MENDE AHLI-SUNNA OLMUSHAM...Men neche  ile yaxin idiki Ahli Sunnaydim...Uzun Iller arashdirdiqdan sonra Meshebimi Tapdim...Qurban olaram peyqember Balalarina......Oki qaldi o dinden savadi zeif olanlara qulaq asmasinlar o Vovkalara,uzunsaqqal meymunlara,menide ele aldaddilar,dedilerki Vaxabi yoxdu Bakida,.rdilar Abu-Bakira 2 ile yaxin namaz qilannan sonra ozum ozumde hiss eledimki Vaxabiyem...Siyasetin qurbaniyam......Men Onlarin sheri meselelerini ve eqide kitablarini oxumusham,Allah gostermesin Mundarchilq..Heyzli qadinnan deyirler olmaq olar...Amma Peyqember (s.e.v.v) Haramn edib bunu chunki ushaq zinadan sayilacaq.....Bunlarin eqidesine gore Istimna (Spermani oz yolun ilke getirmek) Haram deyir....Kim istese eleye biler.....Men bir gun Yaxinlashdim adini chekmeyecemmbir Axli -Sunna  axunduna,ve ona dedimki siqe niye gore haramdir,dediki OlLMAZ!!!..Dedim yaxshi bes bir nefer var dostumdu cavan ushaqdi,neynesin?Dedi gedsin Istimmna elesin (Spermani oz yolun ikle getirmek)...KUL BU SELEFILERIN BASHINMA..2 IL SELEF OLDUM...MESHEBIMI DEYISHENNEN SONRA ONLARA QARSHI NIFRETIM OYANDI....YAXSHI DEYIRSIZKI SHIELERE BUT PERESTDIT...TEKI BIRDENE MOHUR SOHBETINE GORE GUNAHIMIZ OLSUN...AMMA ALLAHA EL-AYAQ QOSHMAYAQ...MUSHRIKLER...INSHALLAH HAMI ARASHDIRMA .RSIN..VE GORECEKKI SELEFILIK(VAHABILIK) KIMI MUNDAR MESHEB YOXDUR..MENDEN YAXSHI HECH KIMDE BILMEZ...2 IL MEN BU VAXABILERNEN CHIYIN-CHIYINE NAMAZ QILMISHAM.

Share this post


Link to post
Share on other sites
quran  da gelen muta ve peyqemberin zamaninda edilen bir emel ki omer qadaqan etdi

demeli peyqember nauzibillah murdar islere icaze verirdi? ozude quranin hokmu ile?

1---Resulullah(sas) adeti Medinelilerde gordu ve oz dushunceasi ile MUMKUN bildi, bu sebebden icaze verdi! Lakin biz Qurani kerimde de gore bilerik Resulullah(sas) herden sehv edib! O da insandir ve fikirlerinde sehv ola bilerdi!

2---O zamanda sen ne bilirsen MUTA hansi qaydada ve ne niyyetle edilirdi? Bir sheye eminem, Sehabeler Sige ederken NAMUS ve IYRENCLIK fikirlerine diqqet etmishler! Indiki shieler kimi murdarliq etmemishler!

3---Quranin CAHIL alimlerin sehv yozulan fikirlerini bura qatma! Quranda hemin ayede sohbet MEHR ve KENIZLERDEN gedir! Basha dushmek uchun BASH lazimdir!

ay axmaq axi sen hele murtanin ne olduqunu basha dushmemisen

1---GORUNUR AXMAQ KIMDIR!

2---Ferq etmez, indiki shielerin etdiyi MUTE---> QANUNI POZGUNLUQDUR!

qiza muta olmaz  nece defe deyek ki sen qanasan  dul qadoina da muveqqeti evlenmek teklif etmek peyqemberin zamaninda olduqu kimi  meger  murdar ishdir?

1---BAKIRE OLMAYANIN NAMUSU, MENLIYI OLMUR?

2---Resulullah(sas) zamaninda oldugu kimi MURDAR ish olmasaydi HARAM edilmezdi!

elbetde omerin sunnesine emel edenlerden bundan artiq gozlemek olmaz

BESDIR ONUN-BUNUN QIYBETINI ETDINIZ, NE QEDER OLAR AXI?

Qushchi oz "Sherhi tecrid" kitabinda (imamet behsi sehife 484) yazir. Omer ibni Xettab minbere chixib dedi :

Ey camaat uch shey Peygember zamaninda var idi ki, men onlari qadagan ve haram edirem ve onlara emel edenleri cezalandiracagam. Onlar qadinlarla mut`e elemek (sige), hecc mut`esi ve namazda "heyya ela xeyril emel" demekden ibaretdir.

Bu hedisi hemchinin ashagidaki menbeelerde t. bilersiniz

"Musned"i Ehmed cild 3, sehife 356 ve 363. Cahiz "El Beyan vet tebyin" cild 2, sehife 223. Henefi "El Mebsut" (kitabul hacc. babul Quran). İbni Qiyem "Zadul Mead" cild 1, sehife 444. "Musnedi Ebu Davud Tiyalesi" sehife 247. Tarixi Teberi cild 5, sehife 32. ve s..........

EBETTE.............! tease.gif

elbetde senin kimi bir cahille sohbetin faydasi olmadiqini burada hami bilir cunki.............

CAHIL ELMSIZE DEYILIR! Shielikde ise elmden eser-elamet yoxdur! SHIFAHI XALQ EDEBIYYATI, NAGILLAR! 172dd.gif

Bu gunki butun sohbetlere gore Omarin bashi aqrayacaq)))))...Onu bilirsen neyniyecek Rebbim?Bu geder adami chash bash salib,choxsunu silahi elinde qalib:D Yeke kishidiler gedib istimna eleyirler,kul bashuvuza....EY SHIELER:ALLAHA AND OLSUNKI,QILDIQIM NAMAZ HAQQI KIM KI DEYIR,SIQE GUNAHDI OLMAZ..ONLARIN 95% GEDIB ORDA BURDA VIRDIRIRLAR.....BIR Insanki Sehrada olarken,ehtiyacsizliq ucbatinnan,Ana ve Baciyla Esgi olma (indiki (prizirvativ

)shertile yaxinliq ede bilerse,bu Insanla nece mubahise elemek olar?Devenin gozunu baqladilar,oz bacisi ile yaxinlashdilar,devenin gozunu achdiqdan sonra gorduki bacisidir,yixilib o geder bashini yere vurduki beynine qan sizib oldu.....Buda Heyvanin qeyreti.....Gelin bir denede misal chekim bu VAXABI (SELEFI) eqidesinnen...E ger uzaq bir yoldan qonaqin gelirse,eger 3-4 dene yoldashin varsa..Onlardan birini (qizi) qonaqiva podarka eliye bilersense o ne kishi dir?Ele bilmeyinki Bohtan atiram...2 ile yaxin Selef olmusham..2 il erzinde butun eqidelerini oxumusham........Butun zeif yerlerini bilirem...Menimle uz be uz qeyretden danisha bilmirler ....AGAH OLUN EY AHLI SUNNAN...YAXSHI-YAXSHI EQIDE KITABLARINI OXUYUN XAISH ELEYIREM....Duz 20 nefere yaxin ushaaq taniyiramki arashdirib shieliyi gebul eleyib...Arashdirin...Ve bilkinki  Allaha El Ayaq qoshmaq olmaz...Baci ana muqeddesdir,istimna Haramdir,Zina Haramdir......ALLAH ISRAILE VE AMERIKAYA LENET ELESIN (VAHABI QARDASHLARIMNAN UZR ISTEYIREM,BAQISHLAYINIZ SIZIN SPONSORUNUZU SOYDUM)

Share this post


Link to post
Share on other sites

"Vehhabi"liyi terk edib "haqq"ı t.n insan" rolu oynayanlara meslehetim onların İncesnet Universitetinde tehsil almaları olacaq.Bu çoxdankı ve iylenmiş metoddur.Yani kimlerdense xoşun gelmir,bas-bağla ki men de onlardan olmuşam sonra haqı görüb terk eledim.Bir de elinize verilen bu mövzuları qebul etmeyin.Ustadlarınızdan mövzularda deyişiklik etmelerini teleb edin.Ancaq inanmıram ki bu bele olsun.Çünki illerdir eyni üsullardan ve sözlerden istifade olunur.Azerbaycanda "vehhabi"liye qarşı dünyanın diger ölkelerinde olmayan analoqsuz mübarize .rılır.Burda da milli mentalitetimize uyğun olaraq xalqımızın en hessas yeri olan "ana-bacı qeyreti" ilk pilleye çıxır...ve diger iftiralar,uydurmalar...

Öten il de bu forumda "vehhabilik"den ayrılmış bir nefer her şeyi "açıb-tökmüşdü".Yeqin her il bele kimileri kimlerese lazım olur.Her eşitdiyine inanan avam millet de bunlara inanır.Bu fitnekarların bexti getirib ki bu cür sürü psixologiyasına malik xalq rastlarına çıxıb.

Edited by amir Saleh

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Loading...
Sign in to follow this  

×
×
  • Create New...