Перейти к содержимому

nardaran

Members
  • Публикации

    638
  • Зарегистрирован

  • Посещение

Все публикации пользователя nardaran

  1. Tathir Ayetinin Ehl-i Beyt Hakkında Nazil Olduğunu Beyan Eden Ehl-i Sunnet ] Kaynaklı Rivayetler Nitekim imam Salebi Keshf’ul- Beyan tefsirinde, imam Fahr-u Razi, Tefsir-i Kebir c. 6, s. 783’de, Celaluddin Suyuti, Durr’ul- Mansur c. 5, s. 199’da ve Hasais’ul -Kubra c. 2, s. 264’de, Nishaburi kendi tefsirinin 3. Cildinde, imam Abdurrazzak Res’ani, Rumuz’ul- Kunuz tefsirinde, İbn-i Hacer Askalani, İsabe c. 4, s. 207’de, İbn-i Asakir, Tarih c. 4, s. 204 ve 206’da, imam Hanbel Musned c. 1, s. 331’de, Taberi, Riyaz’un- Nazire c. 2, s. 188’de, Muslim, Sahih c. 7, s. 130’da; yine c. 2, s. 331’de, Nebhani, SHeref’ul- Muebbed (Beyrut baskısı) s. 10’da, Muhammed bin Yusuf-u Genci esh-SHafii altı musned haberle Kifayet’ut- Talib’in 100. babında, SHeyh Suleyman Belhi el-Hanefi, Yenabi’ul- Mevedde’nin 33. babında Sahih-i Muslim’den, SHevahid-u Hakim’den o da Aishe’den, on rivayet Tirmizi’den, yine Hakim Alauddevle Simnani, Beyhaki, Taberani, Muhammed bin Cerir, Ahmed bin Hanbel, İbn-i Ebi SHeybe, İbn-i Munzir, İbn-i Saad, Hafız Zerendi ve Hafız bin Merduye’den onlar da Ummu Seleme’den, Omer bin Ebi Seleme (Hz. Peygamber’in uvey oğlu), Enes bin Malik, Saad bin Ebi Vakkas, Vasıle bin Eska’ ve Ebu Said Hudri’den Tathir ayetinin besh kishi olan Âl-i Aba hakkında nazil olduğunu nakletmekteler. Hatta İbn-i Hacer-i Mekki sahip olduğu butun bağnazlığa rağmen Savaik, s. 85 ve 86’da yedi yoldan bu olayın sıhhatini rivayet etmekte ve bu ayetin Muhammed, Ali, Fatıma, Hasan ve Huseyin hakkında nazil olduğunu itiraf etmektedir. Seyyid bin Ebu Bekir bin SHahabuddin Alevi Reshfet’us- Sadi Min Bahr-i Fezail-i Beni’n- Nebiyy’il- Hadi s. 14 ila 19’da (Mısır 1303 baskısı) 1. bab’ın zımnında Tirmizi, İbn-i Cerir, İbn-i Munzir, Hakim, İbn-i Merduye, Beyhaki, İbn-i Ebi Hatem, Taberani, Ahmed bin Hanbel, İbn-i Kesir, Muslim bin Haccac, İbn-i Ebi SHeybe ve Semhudi’den ve diğer buyuk alimlerinizden yaptığı derin arashtırmalarla bu ayetin Âl-i Aba olan besh kishi hakkında nazil olduğunu rivayet etmektedir. Ayrıca deliller de, Peygamber-i Ekrem (s.a.a)’in, kendisine sadaka verilmesi haram olan Ehl-i Beyti’nin kıyamete kadar bu ayetin muhatabı olduğunu ispat etmektedir. Cem’un Beyn’es- Sihah’is- Sitte’de Muvatta, Sahih-i Buhari, Sahih-i Muslim, Sunen-i Ebi Davud, Sunen-i Secistani, Sunen-i Tirmizi, Cami’ul- Usul’dan naklen bir chok fakih, tarihchi, muhaddis ve alimlerinizin bu ayetin Âl-i Aba olan besh kishi hakkında nazil olduğunu itirafa etmeleri nakledilmishtir. Dolayısıyla sizin yanınızda bu ayetin Âl-i Aba hakkında nazil olduğu tevatur haddine ulashmıshtır. Birkach inatchı ve bağnaz ve hakkı inkar eden ulemanın bu haberi zayıf kabul etmesinin butun bu muteber ve mutevatir rivayetler karshısında hichbir değer ve itibari yoktur. Kuchuk yarasa guneshin dushmanı değildir. O karanlıklar ichinde ancak kendine dushmandır.
  2. Sen bu suali vermekle shiyelerin namusuz ve qeyretsiz olmagini demek isteyirsen. shiyelerin namusu ve qeyreti hamiya melumdur sen sade bir sheyi basha dushmek istemirsen o da budur ki, biqeyretlerin daliyca geden ozu biqeyretdir.
  3. Senin yazdigin guya ki, qramatik delildir ehsen sene men senin yazdigin qramatikaya hechbir ereb dilinin qramatik kitabinda rast gelmemishem Sen dogurdanda prikol ushagsan
  4. Muveqqeti kebinin halal olmasina delil ktab ve sunnetden qabag butun ISLAM alimlerinin bu movzunu baresinde icmasidir yeni 1-ci icma 2-ci Quran2 - قرآن: در كتاب اللّه دو دسته آيه داريم: الف) آياتى كه مطلق است و نكاح را مباح مى داند( هر دو نكاح داخل آيه است ) مانند آيه شريفه «و احلّ لكم ما وراء ذلكم»(1) يعنى حلال است نكاح آنها، چه نكاح دائم و چه نكاح منقطع و همچنين آياتى كه مى گويد نكاح مباح است. ب) خصوص آيه متعه، كه عمده هم همين است «فمااستمتعتم به منهنّ فآتوهنّ اجورهنّ فريضة»(2). آن كه از زنان تمتّع مى بريد و متعه مى كنيد أجور آنها را بدهيد. در مورد لفظ «ما» در آيه شريفه دو احتمال داده شده است: 1- «ما» موصوله است. 2- «ما» شرطيّه است.
  5. S a l a m l a r . sen bu hedisleri shiye kitablarindan chixarib gozumize soxmaqla ne demek isteyirsen? meger biz deyir ki , bizim hedis kitablarimizda yazilan butun hedisler sehih hokmindedi?r xeyir o kitablarda toplana hedislerin ichinde qondarma ve zeyif hedisler var bunu hechkim inkar etmir sadece mesele burasindadir ki siz o kitablarinizi tirmizi.buxari,muslim,ebu davud v.s kitablara sehih ad vermisiz ve bununla demek istemisiz ki burda yeni yuxarida zikir etdiyim kitablarda toplanilan hedisler sehihdir. Dikkat Etmek ve İnsafla Yargılamak Gerekir Butun fıkhi meselelerde dort mezhep arasında buyuk ihtilaflar vardır ve genelde de Ku’rân hukumlerine aykırı hukumler mevcuttur. Ama buna rağmen bir birine kotumser olmamısh ve herkes kendi mezhebine gore amel etmektedir. Butun olchulerin aksine nebiz ile abdest almanın cevazına hukmeden Ebu Hanife’yi ve Hanefileri mushrik ilan etmiyorsunuz. Hakeza Kur’ân-ı Kerim’in hukumlerine aykırı hukum veren diğer alimleri de red etmiyorsunuz. Ama Ehl-i Beytin buyruklarına dayanan, buyruklarıyla amel eden SHii Muslumanları eleshtiriyor ve Kur’ân-ı Kerim’in dengi olan Ehl-i Beyt’e uyanları Rafızî, mushrik ve kafir sayıyorsunuz. Onceki gecelerde, achıkcha SHii Muslumanların mushrik olduğunu soylediniz. SHimdi de neden diğer Muslumanlar gibi namaz kılmadıklarını beyan ediyorsunuz.
  6. Salamlar. Vahabiler neyese gore men salamlar yazanda bu ishime irad tutmaga chalishirlar hetta meni kafir derecesine chatdiriblar Allah dilinize quvvet versin nadanlar.neise kechek esas meseleye esas meselede dogurdan esas meseledir eger men bu gun Azerbaycan cavanlarina mutenin hala olmasini subut etmesen gelecekde bu boyuk fesadlara getirib chixara biler. Muveqqeti kebinin 2 -cehetden muhumdir 1-cisi sige bizim mehzebin esas meselelerindendir ehli sunne hemishe sige meselesine hemle edib ve chalishiblar subut etsinler ki, sige ve zina hech ferqleri yoxdur.EZIZ SHIE QARDASHLARIM BIZ BOYNUMUZDA VEZIFEDIR BU HUCUMLARDAN OZUMIZI QORUYAQ VE HAQLI OLDUGUMUZU SUBUT EDEK CHUNKI MUVEQQETI KEBINE OLUNAN HUCUMLARDAN DIFA ETMEKLE BIZ AFTAMATIK OZ MEHZEBIMIZDEN DIFA EDIRIK! 2-ci muhum mesele cavanlarin evlenmek mushkulidir. yashadigimiz dovurde cavanlarin evlenmek meselesi mushkul bir meseleye donum biz muveqqeti kebinin duzgun shekilde camahata chatdira bilsek bu muhum bir mesele hell olunmush olar.
  7. Aishenin Hz. Alinin SHehadetine Sevinerek SHukur Secdesi Etmesi Bezilerininiz deyirsiz Aishe H.Ali(e) muharibeye girdiyinden otru tovbe etmishdi bir halda ki bu bele deyil. Eğer Aishe gerchekten tovbe etmish ve Hz. Ali’yle savashmaktan pishman olmushtuysa, o zaman Hz. Ali (a.s)’ın shehadet haberini duyunca shukur secdesinde bulundu. Nitekim Ebu’l- Ferec İsfahani Mekatil’ut- Talibiyyin kitabında Hz. Ali (a.s)’ın biyografisinin sonunda shoyle yazmıshtır: “Aishe Hz. Ali (a.s)’ın shehadet haberini duyunca shukur secdesi etti.” Eğer Aishe gerchekten tovbe edip pishman olmushtuysa, neden boylesine sevinmish bayram etmishtir. Nitekim İbn-i Cerir-i Taberi Tarih kitabında H. 40. Yıl olaylarını yazarken ve Ebu’l- Ferec İsfahani de mezkur kitabında shoyle yazmıshlardır: “Bir kole Aishe’ye Hz. Ali’nin shehadet haberini verince Aishe shoyle dedi: İchim rahat etti, fikrim rahatladı; Misafirinin gelmesiyle rahat olup gozu aydınlanan kimse gibi. Yani Aishe misafirini bekleyen birisi gibi surekli boyle bir haberi bekliyordu. Misafiri gelenin gozu aydınlandığı gibi, Aishe de Hz. Ali (a.s)’ın shehadet haberini duyunca kalbi rahatlamısh, huzura ermishtir. Bu haberi verene; “Onu kim oldurdu?” diye sordu. O da; “Murad oğulları kabilesinden Aburrahman bin Mulcem-i Muradi” dedi. Bunun uzerine de shoyle dedi: “Gerchi Ali benden uzaktır, ama bana olum haberini getiren kolenin yuzu toprak gormesin!!” Orada bulunan Ummu Seleme’nin kızı Zeyneb onun bu sozunu duyunca shoyle dedi: “Ali hakkında boylesine sevinmen, boyle sozler soylemen doğru mudur?” Aishe durumun kotuleshtiğini gorunce shoyle cevap verdi: “Farkında değildim, unutkanlıktan soyledim, bundan sonra boyle soyleyecek olursam bana hatırlatın da soylemeyeyim.” Lutfen sevgi ve buğzunuzu bir kenara bırakın ve ibret alın. Tovbe etmish olduğu gerchek değildir, son nefesine kadar O’na dushmanlık etmishtir, yoksa sevinmez ve shukur secdesi etmezdi.
  8. destemaz bedende olan chirkinlikleri .rmaq uchun gonderilmeyib eger beledirse onda mene deyim gorum basha mes etmekle kimin sachi ve bashi temizlenir elbetde ki hech kimin.
  9. ABDULLAH İBNİ SEBA Bezi qerezli alimler iddia edirler ki, shie mezhebi uchuncu xelife Osman ibni Efvanın dovrunde Abdullah ibni Seba adlı bir shexs terefinden yaradılmıshdır. Eslen yehudi olan Abdullah ibni Seba muselmanlar arasında tefriqe ve ixtilaf yaratmaq uchun bele bir mezhebin bunovresini qoymush ve butun shieler oz eqidelerinde onun fikir ve ètiqadına tabe olmushlar. Bu iddianın shie mezhebi baresinde ag yalan ve iftira olması gun kimi aydındır. Her sheyden once hamıya me’lumdur ki, shie etiqadı uchuncu xelife Osman ibni Efvanın dovrunde meydana gelmemishdir. Oten behsimizde gosterdik ki, shie mezhebinin hele Peygemberin (s) dovrunde movcud olması onlarla ehli-sunne kitablarında tesdiq olunmushdur. Yuzlerle mo’teber hedis bu mezhebin Peygemberin (s) ozu terefinden achıqlanmasını subuta yetirir ve onun tarixi koklerinin bu teessubkesh alimlerin iddialarına uygun olmadıgına shehadet verir. Diger terefden eger shie mezhebinin banisi heqiqeten de Abdullah ibni Seba olmushdursa, gerek bu shexs shieler terefinden bir eqide rehberi, mòhterem bir shexs kimi qebul olunsun. Sozsuz ki, bir mezhebin banisi, o mezheb terefdarları terefinden hemishe terif ve sitayish olunmalıdır. Lakin, shie mezhebinin elmi, tarixi menbelerine baxsaq, bu shexsi terif ve sitayish eden bir cumleye de rast gelmerik. Eksine, Abdullah ibni Seba ve onun eqidesi butun shie kitablarında tenqid olunmush, hetta o, ifratchı shexse lenet yagdırılmıshdır. Butun shie kitablarında neql olunmush hedislerde Abdullah ibni Sebanın kafir ve mel᾿un bir shexs oldugu gosterilir. Ellame Meclisinin “Biharul-Envar” kitabında, hemchinin onlarla diger kitablarda mo’teber senedlerle gosterilir: “Eli (s) Abdullah ibni Sebanı uch gun hebsde saxladıqdan sonra, o shexs tovbe etmediyi uchun onu odda yandırdı”. Hemin kitablarda imam Cefer Sadiq (e)-ın Abdullah ibni Seba baresinde buyurdugu hedis tekrar-tekrar yazılmıshdır: “Allah Abdullah ibni Sebaya le’net etsin; o kishi Eli (e)-ın Allah oldugunu iddia etdi. Allaha and olsun ki, Eli (e) Allahın itaetkar bendesi idi. Vay olsun bizim haqqımızda yalan soyleyenlere....” İbni Babeveyh «Eqaidi Seduq» kitabında imam Ce’fer Sadiq (e)-ın sehabesi ibni E’yundan neql edir: «Bir gun imam Sadiq (e)-ın huzuruna gedib sorushdum ki, Abdullah ibni Sebanın neslinden bir shexs deyir ki, Allah-taala Mehemmed (s) ve Eli (e)-ı yaradıb butun ishleri onlara tapshırdı. Onlar yaradar, ruzi verer, oldurer ve dirilderler. Sizin bu barede fikriniz necedir? İmam Sadiq (e) buyurdu: Yalan deyir o Allah dushmeni.» Eger biz shie kitablarına nezer salsaq, Abdullah ibni Sebanı le’netleyen yuzlerle hedise rast gelerik. Dogrudan da eger Abdullah ibni Seba bu mezhebin banisi olsaydı, shieler ne uchun «oz eqidevi rehberlerine» bu qeder tenqid ve le’net yagdırmalı idiler?! Bele bir shexsin tarixde movcud olması ve batil bir mezhebin bunovresini qoyması ile ishimiz yoxdur. Lakin o kafir ve iftirachı shexsin beyan etdiyi hech bir eqide shie mezhebine aid deyildir. Yuxarıda qeyd etdiyimiz hedislerden me’lum olur ki, Abdulllah ibni Seba Eli (e)-ın Allah oldugunu iddia edirdi. Bu fikir «Gulat» ye’ni, «Eliallahiler» mezhebinin bunovresini qoydu. Eliallahiler mezhebinin hech bir eqidesi shie mezhebi terefinden qebul olunmamısh ve onlar kafir hesab olunmushlar. Onlar yehudi esilli bir iftirachının yalanlarına uyub kor-korane shekilde Qur’ani-Kerimin gosterishlerine qarshı chıxır, Eli (e)-ın Allah olduguna e’tiqad besleyirler. SHie mezhebinde e’tiqad meselelerini achıqlamaga ve ya genish izahat vermeye ehtiyac yoxdur. Butun shieler Allah-taalanın vahid olduguna, Allahdan ozge her sheyin mexluq ve ona mohtac olduguna inanırlar. «De ki, ey kitab ehli, nahaq olaraq oz dininizde heddinizi ashmayın.....» (Maide-77). VVahid Allaha iman getiren shieler bu ayeni rehber tutaraq her hansı bir shexsin baresinde hedden artıq te’rif vermek, o shexsi sahib oldugu meqamdan uca hesab etmeyi oz eqidesine zidd hesab edirler. Butun shie kitablarında Eli (e)-ı Allah hesab eden shexsler kafir ve murdar hesab olunur, onlarla evlenmek, onları qusl-kefen edib muselman qebristanlıgında defn etmek qadagan edilir. Bu batil mezhebi le’netleyen saysız-hesabsız hedisler shie kitablarında yazılmıshdır. Gorduyunuz kimi Abdullah ibni Seba kimi iftirachı bir shexsin ne ozu, ne eqidesi shie mezhebi terefinden qebul olunmamıshdır. SHie mezhebi Eli (e)-ı ilahileshdiren, hetta onu Peygemberden (s) yuksek teqdim eden hedisleri tamamile yalan ve iftira hesab edir. «Ya Eli, doguldugun gunu gormeseydim sene Allah deyerdim». Boyuk Peygemberimizden (s) neql olunmush bu kimi qondarma hedisler, İslam dinini, xususile shie mezhebini gozden salmaq uchun uydurulmush yalanlardır.
  10. HumeyrA senin adinnan bulari yazan OMAR(r.A.a) OMAR(r.A.a) OMAR(r.A.a)OMAR(r.A.a)OMAR(r.A.a) 100%
  11. Men bashqa forumda yazmisham ki,Abubekir mescidi teze istifadeye verilende men orda olmusham defelerle ve hechkim demirdi ki, biz vahabi deyilik hami qebul edirdi soralar telivizorda ve metbuatda bularin ne qeder murdar inanclari olduqlari haqqinda melumat gedenden sora onlar yani Abubekir mescidine yigishanlar artiq biz vahabiyik demekden qachdilar bashladilar ozlerini esil muselman adlandirmaga. Yuxarida yazdiqlarim uzag kechmishde bash vermeyib eksine bi neche ilin sobeti idi men bunu ancaq qurana el basmaq ve Allaha and ichmekle subut ede bilerem men eger bilseydim vaxt gelecek vahabiler vahabi olmaqlarini inkar edecekler men ora o vaxt gedende ozumle kamera .rardim.
  12. Mominlerin Emiri Imam Ali @ shoyle buyuruyor: “Hattab oglu benden once bunu yasaklamasaydi, pek az kishi* dishinda kimse zinaya dushmezdi.” el-Kuleyni, el-Kafi:V,448; Ebu Ca’fer et-Tusi, et-Tehzib:VII,250, el-Istibsar:III,141; Shehid-i Sai,II,103
  13. Ehl-i Beyt mektebinde mut’a nikahının bir takım temel ozellikleri ve hukuki duzenlemeleri vardır ve bu nikaha bu shartlar dahilinde izin verilir. Soz-konusu hukuki duzenlemelerden en onemlileri shunlardır: 1. Mut’a nikahında, tıpkı daimi nikahta olduğu gibi, tarafların rızası sharttır. 2. Nikah icab ve kabul ile kıyılır. Yani taraflardan birisi teklifini usulu dairesinde karshı tarafa iletecek ve o da bu teklifi kabul ettiğini soyleyecek. 3. Kıyılan nikahın meshru ve sıhhatli olabilmesi ichin yakın akrabalık, sut bağı, din farklılığı, kadının bir bashkasının nikahı altında veya iddet halinde olması gibi bir takım engeller bulunmamalı. 4. Musluman bir erkek musluman yada en azından Ehl-i Kitab bir kadınla, musluman bir kadın ise yalnızca kendisi gibi musluman bir erkekle mut’a nikahı y.bilir. 5. Nikah karshılığında kararlashtırılacak hem mehrin (ucret) hem de ecelin (sure) her iki taraf ichin de belirli olması gerekir. 6. Mut’a nikahından sonra cinsel ilishki olsun olmasın kadın, kararlashtırılan mehrin (ucretin) tamamını hemen alabilir. Ancak asıl hak edish, gerekli istifadeden sonradır. 7. Nikah kıyılırken taraflar, cinsel ilishki olmaması dahil, bir takım shartlar ileri surebilirler. 8. Nikahın sıhhati ichin shahit bulundurmak shart değildir.* 9. Aklı bashında reshid olmush kimselerin sadece kendi rızalarının bulunması yeterlidir. 10. Detaylı achıklaması kitaplarda yer alan bir takım kusurlar dolayısıyla bu nikaha son verilebilir (fesh). 11. Mut’a nikahında talak (boshama) olmaz. (Ancak varsa bir durum, mahkemeye bashvurulur ve gerekli gorulurse hakim kararıyla taraflar birbirlerinden ayrılır.) 12. Mut’a nikahında taraflar arasında miras tahakkuk etmez. Ancak nikah kıyılırken shart koshulursa, mektepte en yaygın gorushe gore miras cereyan eder. Bu evlilik sonucu doğan chocuk ile ebeveyni arasında karshılıklı miras alısh verishi ise vardır. 13. Mut’a nikahında neseb hukumleri ishler. Yani boyle bir nikah sonucunda chocuk dunyaya gelirse, o chocuğun nesebi sabit, babası belli olur. (O chocukla babası arasında her durumda miras hukumleri ishler.) 14. Mut’a nikahında iddet hukumleri vardır. Dolayısıyla nikahta belirlenen sure (ecel) sona erdiğinde; kadın hamile ise doğum yapıncaya kadar iddet bekler. Hamile değilse iki hayız muddeti bekler. Hayız gormeyen kadınların iddeti ise 45 gundur. Mut’a nikahıyla evlenen chiftlerden erkek olanı bu evlilik esnasında olurse, bu durumda kadın hamile değilse 4 ay 10 gun bekler. Hamile ise “4 ay 10 gun” ve “Doğum vakti” secheneklerinden suresi en uzun olanını tercih eder. (Yani orneğin 4 ay 10 gun gechtiği halde doğum olmamıshsa doğuma kadar, doğum yapmısh ama henuz 4 ay 10 gunluk sure bitmemishse bu sure bitene kadar iddet bekler.) 15. Tarafların mut’a nikahıyla ilgili gerekli butun hukumleri ve hukuki duzenlemeleri bilmeleri gerekir. Aksi halde onlara izin verilmez. İshte, gorulduğu gibi bu nikahın da -tıpkı diğer nikahta olduğu gibi- kendine ozgu hukuki duzenlemeleri ve shartları var. Ehl-i Beyt imamlarımız @ mut’a nikahına bu shartlar dahilinde izin verirler. Ayrıca bu ruhsatın sadece bu nikahın hukumlerinden haberdar olanlar ichin gecherli olduğunu İmam Ali er-Rıza @’dan gelen bir hadis ile yukarda tesbit etmishtik. Bu yuzden imamlarımız @, kishisel ve toplumsal bir takım yaralar achmaması ichin, “mut’a nikahı” nedir bilmeyen, onun hukumlerinden habersiz kishilere mut’ayı yasaklamısh, onları bundan men etmishlerdir.
  14. Salamlar hamiya birden ve bice birce. :DD 5-ci gun eshiddim qardashlardan bir nechesi gorushubler ela men bu addimi alqishlayiram o gun olsun butun bu - Религия и Философия bolmesinde olanlar hamiligla bir yerde gorushek INSHEALLAH deye bilersiz bir halda ki sen bu gorushleri beyenirsen bes onda ozun niye ishtirak etmedim bus sualin cavabinda bunu deye bilerem:men chox isterdim gelim amma hemen guni menim vacib ishim chixdi deye men gele bilmedim amma eshitdiyime gore bu hefte 5-ci gun yene gorush olmalidi eger beledirse xahish edirem qardashlardan bu barede melumat versinler.
  15. Burda sunni qardashlarimiz ya suali diqqetle oxuya bilmirler yada suala cavab vere bilmirler deye oyana buyana firladirlar. SHiyeler hamidan birinci vehdete el atirlar ve biz hemin SHiyelerikki size qardash deyirik bir halda ki, siz oz kitablarinizda bizi ehli bidet,rafizi hetta bezi Alimleriniz murted mushrik deye adlandiriblar. Biz burda elimi mubahise .rmaga chalishiriq heyifler olsun ki, HumeyrA kimleri buna mane olurlar.Yadda saxlayin elimi mubahisenin xeyri odur ki, arada olan anlashilmazliqlari ve ixtilaflari aradan .rimaga komek edir.
  16. Salamlar. qizim sen yenede bashladin? men seni disney-DAN taniyiram kashki tanimayardim. Eger sohbeti bu tonda davam etdireceksense seni mecbur eden yoxdur bu movzuya aid oz fikirlerini bildiresen.
  17. Yaxshi ushaqlar ne neticeye geldiz xaish edirem birde elan edin.
  18. Allah Teala’nin Gorulmeyeceyine Dair Delil ve Hadisler Bu hadisi sikat’ul İslam sheyh Muhammed bin Yakub-i Kuleyni “Usul-u Kafi”nin “Tevhid Kitabi” babinda ve sheyh Saduk Ebu Cafer Muhammed bin Ali bin Huseyin bin Musa bin Babeveyh-i Kummi, “Tevhid” kitabinin “Allah’i Gorme Akidesinin İptali” babinda İmam Cafer Sadik (a.s)’dan shoyle buyurduyunu nakletmektedir: “Yahudi bir alim Emir’ul- Muminin Hz. Ali’nin yanina gelerek; “Ey Emir’ul- Mumin! Allah’a ibadet ettiyinde O’nu goruyor musun?” dedi. Hz. Ali (a.s): “Gormediyim Rabbe itaat etmem” buyurdular. Nasil goruyorsun? dediyinde de shoyle buyurdular: “Gozler O’nu goremez, fakat kalpler iman nuruyla onu gormekteler.” Emir’ul- Muminin Hz. Ali (a.s)’in bu cevabindan anlashiliyor ki, Allah’i cismi olan bu maddi gozle gormek mumkun deyildir; ancak kalp gozuyle onu gormek mumkundur. Bu mana “Len teranî” kelimesinden anlashiliyor. Zira biliyorsunuz ki, “Len” edati nefy-i ebed ichin kullaniliyor ve shu ayet de; “Gozler onu goremez” onceki ayeti tekit etmektedir. Yani dunya ve ahirette kesinlikle Allah-u Teala hichbir shekilde gorulmeyecektir. Akli ve nakli deliller bu mezkur manayi ortaya chikarmaktir. SHia’nin buyuk alim, muhakkik ve mufessirlerinden bashka sizin Kadi Beyzavi ve Carullah Zemahsheri gibi buyuk alimleriniz kendi tefsirlerinde Allah-u Teala'nin gorulmesini muhal-i akli (aklen imkansiz) olarak vurgulamishlardir. Kim Allah-u Teala'nin ister bu dunyada olsun ister ahirette gorulmesine inanirsa, Allah-u Teala'yi kendi muhati kilmish ve Allah’in zati ichin cismaniyeti kabul etmishtir. CHunku maddi cisim olmazsa, maddi gozle onu gormek mumkun olmaz. Boyle bir inanch kesinlikle kufurdur. Nitekim bizim ve sizin buyuk alimlerimiz bunu kendi tefsir ve ilmi kitaplarinda zikr etmishlerdir. Bu bahis soz konusu olmadiyindan dolayi, onlardan bazi cumleleri min bab-i shahit (ornek olmasi ichin) arz ettik. Sizin guvenilir kitaplarinizda kaydedilmish olan sachma-s.n ve hurafi sozlere gelince, misal olarak iki hadisin ozetini muhterem beylerin, SHia kitaplarindaki achiklamasi ve tevili mumkun olan bazi haber-i vahidleri eleshtirmeleri ichin nakl ediyoruz. Siz Sihah-i Sitte’yi, ozellikle Sahih-i Buhari ve Sahih-i Muslim’i vahy olan bir kitap gibi tasavvur ediyorsunuz. Siz beylerden ricam, taassuptan uzak olup biraz insaf gozuyle, bu kadar guluv (ifrat) yapmamaniz ichin bu hadislere bakmanizdir.
  19. o zarafat edir men onu taniyiram o demek isteyir ki, sunniler gelib bele deyecekler.
  20. Mut’anın Yasaklanıshı Zinanın Artıshına Neden Olmushtur Eyer dikkat edecek olursanız, mut’a hukmu fesadın nedeni deyildir. Aksine mut’ayı yasaklamak zinayı yaygınlashtırır. Zira daimi nikahla evlenemeyen genchler mut’ayı da Omer yasakladıyı ichin shehvetine hakim olamayınca mecburen zina edecektir. Zinanın yaygın olduyu toplumlarda ise hurmet perdeleri yırtılır, insanlık namusu sarsılır, birchok cinsel hastalıklar yaygınlashır ve aileler dayılıp perishan olur. Nitekim imam Ahmed Sa’lebi ve Taberi kendi tefsirlerinde, imam Ahmed bin Hanbel ise Musned’de mut’a ayetinin tefsirinde musned olarak Hz. Ali (a.s )’den shoyle rivayet etmektedir: “Omer mut’ayı yasaklamasaydı, kotuler dıshında hich kimse zina etmezdi.” Hakeza İbn-i Cureyh ve Amr bin Dinar, Abdullah bin Abbas’dan shoyle rivayet etmekteler: “Mut’a rahmettir, Allah-u Teala onunla Muhammed’in ummetine rahmet etmishtir. Eyer Omer yasaklamasaydı kotuler dıshında hich kimse zina etmezdi.” O halde Peygamber (s.a.a)’in ashabının da buyurduyu gibi mut’a zinanın sebebi deyildir. Aksine mut’ayı yasaklamak zinayı yaygınlashtırmaktadır. Dolayısıyla Allah Teala’nın Peygamber (s.a.a) vasıtasıyla topluma bildirdiyi hukumler, kıyamete kadar tum insanlıyın hayrınadır. Burada soylenecek chok soz ve mut’anın haram olduyunu soyleyen gorushun batıl olduyu hakkında birchok delil vardır. Ama burası yeri deyildir. Ayrıca biz de bu konuyu bahsetmiyorduk, ben sadece Peygamber (s.a.a) zamanında yaygın olan bir amelin, uydurulan hadislerle deyishtirildiyine ornek gostermek istemishtim. İstedim bilesiniz ki, Allah’ın birchok hukumleri deyishtirilmish, helal ve haramlarla oynanmıshtır. SHii ve Sunni ulemanın ittifak etmish olduyu humus ve iki mut’a hukmu, Peygamber (s.a.a) zamanında ummet arasında yaygın ve uygulanan bir sheydi. Sonradan Omer kendi arzusunca hichbir delil olmaksızın helali haram kılmıshtır. SHimdi de milyonlarca Musluman hichbir delil olmaksızın sadece atalarının izinden giderek bu inancı savunmaktadır. Halbuki bizzat kendi muteber kitaplarınızdaki hadisler ve Kur’ân ayetleri humus ve bu iki mut’a hukumlerinin nesh edilmediyini achıkcha beyan etmektedir. Buna raymen nesh edildiyi hakkında hichbir delil olmayan bu hukumlerle amel edenleri bizzat sapık ve dalalet ehli sayıyorsunuz. Dolayısıyla ummet arasında Ebu Talib (r.a)’in mumin ve Musluman olduyu bilindiyi halde Zehzah hadisi uydurularak tam tersi gosterilmishtir. Halk da dushunmeden taklit ederek gerchekleri chiynemishtir. Dushunen ve bilgi sahibi insanlar ichin bu kadar delil yeterlidir. Basiret ehlinin de bildiyi gibi Ebu Talib’in iman etmish olduyu hakkında birchok delil vardır, biz de ozetle konuyu aktarmaya chalıshtık. Hz. Ali (a.s)’ın dushmanları Hariciler, Nasibiler ve Emeviler Ebu Talib (r.a)’in dirilerek Kelime-i SHahadeti soylemish olduyunu gorseler bile, yine tevil edecek, bashka anlamlar chıkaracaklardır. Bu konuda daha fazla bilgi isteyenler, Celaluddin Suyuti, Ebu’l- Kasım Belhi, Muhammed bin İshak, İbn-i Sa’d, İbn-i Kuteybe, Vakidi, imam Musuli, SHevkani, Telmesani, Kurtubi, Berzenci, imam SHa’rani, Ebu Cafer İskafi ve benzerlerinin kitaplarına muracaat etmelidir. Bunların hepsi de Ebu Talib (r.a)’in iman ettiyini kabul etmekte ve genelde bu konuda mustakil kitaplar yazmıshlardır. Ozetle bu soylenenlerden de anlashıldıyı gibi soy achısından Ali (a.s) buyuk bir makama sahiptir. Ashaptan hichbirisi o mukaddes makamda deyildir. Gerchek .chık ortada, kimseye gizli deyildir; Ancak kor olanlar, ayı goremiyorlar.
  21. Black knight------- ShRdesign sizin xeberniz yoxdu amma siz qardashsiniz. ShRdesign men Black knight yerine uzur istiyirem o bilmedi sen kimsen. navar ne yox choxdandir gorsenmirsen :DD ???/?
  22. OMAR(r.A.a)ve Abdul-HAFIZ eyni itdiler.bu it (menim itimdi)Abdul-HAFIZ adi ile bashqa forumlarda oturur hemishede bele seviyyesiz suallar verir ve hemishede ona deyirler hurme bu it ise hurur ki hurur dayanmagda bilmir. OMAR(r.A.a) bunu tuta bilersen?---------
×
×
  • Создать...